We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Mizah ölmedi, maktul başka!

3 0 1
03.02.2021

Ocak ayının sonlarına doğru tuhaf bir haber duyduk. Bir gazeteci, okuduğu mizah yazısını gerçek zannedip televizyon programında ciddi ciddi yorumlamış. Gazetecinin paylaştığı bu haberin içeriğinde, sözüm ona Gülnaz Şırınga (soyadına dikkat!) adındaki hemşire, bir devlet büyüğümüzün aşısını yaptıktan sonra evine giderken “Canımızı yakanın canını yakarız” diye bağıran bir takım kişiler tarafından darp edilmişmiş!

‘Gazete Pencere’ günlük bir sanal gazete. Haftada iki gün ‘Lomboz’ başlıklı bir mizah köşesine yer veriyor. Gülnaz Şırınga adındaki hemşirenin darp edildiğini yazan uydurma haber de bu mizah köşesinde yer almıştı. Olayın büyümesi ve hatta Sağlık Bakanlığının, “Personelimiz içinde Gülnaz Şırınga isminde bir çalışan kayıtlı değildir” açıklamasının ardından mizah köşesini hazırlayan İ. Bülent Çelik, 25 Ocak günü Gazete Pencere’de okurlarıyla dertleşti. Çelik’in yazısından ilginç bulduğum bazı satırları paylaşmak istiyorum:

“Aslında Özlem’in de (haberi gerçek zanneden gazeteci) onu linç edenlerin de kusuru yok! Kusur benim!.. Ya da benim gibi bu ülkede hâlâ mizah yapacağım diye debelenenlerin... Çünkü artık gerçek denilen şey o kadar absürtleşmiş o kadar mizah haline gelmiş, o kadar mizah ile yakınlaşmış ki bir mizahçının bununla yarışması söz konusu değil.”

Günümüzden bazı absürt haber örnekleri veren İ. Bülent Çelik, “Mizahçı olarak “Üzerlerine biber gazı atılan direnişçiler gözyaşlarını tutamadı” manşeti ile belki baş ederiz ama “Gökkuşağı simgeli ürünlere Ticaret ve Sanayi Bakanlığının 18 yasağı getirmesi” haberiyle nasıl rekabet edeceğiz?” diye soruyor ve yazısını şu sözlerle sonlandırıyordu: “Bir ülkede, gerçek ile mizahın arasındaki sınırın........

© Şalom


Get it on Google Play