Savaşma, dans et |
Sınırı yok. Bedenlerimizin sınırlı olduğunu düşünüyoruz. Boyumuza, kilomuza göre kapladığımız alan kadar olduğumuzu sanıyoruz. Ama işin aslını söyleyeyim size?
Öyle değil. Öyle değilmiş yani. Bedenimize dışarıdan bakmak yerine, belki ne bileyim aynadan bakar gibi bakmak yerine, bedenlerimizle yapabileceklerimizin izini sürsek, kaslarımızın sınırsızlığımızı fark edeceğiz. Hele bunu sadece sporla değil ama dans ederek yapsak, sadece bedenimizin değil, ruhumuzun da sınırsızlığını fark edeceğiz.
Ancak hiç kolay değil. Dansın özü kendini müziğin ruhuna bırakmak ve -müzikle hareket etmekten öte- müziğin içinde akmak olsa da, yeni teknikleri, daha önce denemediği bir esnekliği denemek, hele de çocukluktan ergenliğe oradan da yetişkinliğe geçerken unutmuşsanız size bu yaşamda doğal olarak hediye edilen akış becerisini, kısıtlamışsanız kendinizi toplumun ön gördüğü hareket kurallarına, utanmışsanız toplum içinde ve hatta kendi kendinize dans etmekten, önce kendiyle, yeri gelince partneriyle savaşıyor gibi hissettiriyor dans........