Huneyn’in Mestleri (Hilekârlık)
Bugün sizleri hem dinlendirici hem ibrete vesile olacak öykülerle baş başa bırakacağım. Önce Huneyn’in Mestleri:
Huneyn, Kûfe’nin el-Hîre kasabasında yaşayan bir ayakkabı ve mest ustasıydı. Mestlerini büyük-küçük numaralara göre ayarlar, bazen de sipariş üzerine yapardı. Ancak Huneyn, mestlerini pazarlıksız ve tek fiyatla satardı. Bir gün asil ve pahalı bir deveye binen bedevi bir adam mest almak için Huneyn’in dükkânına geldi ve mestlere baktı. Bir tanesini beğendi, fiyatını sordu; ardından Huneyn’le çetin bir pazarlığa girdi. Huneyn, “Dostum, fiyatım tektir, pazarlık sevmem” dediyse de bedevi adam defalarca dükkâna girip çıktı ve mestin fiyatında indirim yapmasını istedi. Oysa pazarlık yaparak fiyat indirmek onun tarzına uygun değildi. Nihayet bedevi adam ısrarcı tutumuyla Huneyn’i öfkelendirdi ve dükkândan kovuldu. Huneyn çok öfkelenmişti; “Bu bedeviyi mutlaka cezalandırmalıyım” diyerek şeytanî bir plan yaptı.
Bedevi köyüne dönmek üzere iken Huneyn ondan önce, yaya olarak onun gideceği güzergâha çıktı. Bedevinin bakıp durduğu mestleri de yanına aldı. Şehrin bir km. dışında, mestlerin bir tekini yolun sağına, 300 metre sonra da, bir tepeciği aşınca diğer tekini yolun sol tarafına bıraktı ve bir çalının arkasında pusu kurup bedevini gelmesini bekledi.
Çok geçmeden köyüne dönmek üzere yola çıkan bedevi, mestlerin bırakıldığı yere ulaştı. Bedevi gözlerine inanamadı, “Allah Allah, bu Huneyn’in dükkânındaki mest değil mi?” dedi ve devesinden inip meste bakmaya gitti. Mesti eline aldı, “Bu ne kadar da Huneyn’in mestine benziyor, dükkânda baktığım mestin ta kendisi vallahi” dedi. Sonra kendi kendine hayıflandı: “Ah… Keşke öbür teki de olsaydı… Bir tekine ne yapacağım ki, işime yaramaz” deyip mesti yerine bıraktı ve tekrar devesine binip yola devem etti.
Tepeciği aşıp üç yüz metre kadar uzaklaşınca bu kez yolun sol tarafında mestin diğer tekini de gördü. Bedevinin hayreti bir kat daha arttı ve biraz önce gördüğü mestin tekini almadığına çok pişman oldu. Hemen devesini çökertti ve mesti alıp, diğer tekini de almak için koşa koşa geri döndü. Huneyn ise çalının arkasında saklanmış, onu izliyordu. Bedevi deveyi yalnız bırakıp gerisin geriye koşunca hemen onun asil devesine bindi ve izini kaybettirmek için hızla farklı bir yola saparak şehre doğru gitmeye başladı.
Derken bedevi adam mestin diğer tekini de alıp bir çift mestle devesini bıraktığı yere döndü; ancak devesi yoktu. Sağa baktı, sola baktı, fakat hiç bir iz bulamadı. Bedevi yorgun........
