menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Haçın üstüne eden karga

13 0
04.03.2026

Günümüzde acube sayılabilecek bir nesille karşı karşıyayız. Ateist ve deist olduğunu söyleyenler bir yana bazı sözde Müslüman olanların bile hangi dinden oldukları belli değil. Adam Müslüman olduğunu söylüyor fakat Müslümanlığın Kitabı Kur’an’ın emirlerini yerine getirmediği gibi, bu emirlere inanmıyor da. Milli Eğitim Bakanı Ramazan’dan önce, öğrencilere ve öğretmenlere rehber olacak bir genelge yayınladı. “Ramazan Genelgesi” olarak adlandırılan bu genelge özetle şunlar vardı:

1) Ramazan ayı boyunca öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmek, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazanmak, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin uygulanacağı ifade ediliyor.

2) Okullarda gerçekleştirilecek etkinliklerin, öğrencilerin gelişim düzeyleri ve okul imkânları dikkate alınarak gönüllülük esasına dayalı olarak planlanacağı vurgulanıyor. Ayrıca gizlilik, mahremiyet ve insan onurunu koruyucu hassasiyetlerin gözetilmesi gerektiği kaydediliyor.

3) Ramazan aktiviteleri arasında Ramazan bilmeceleri ve örnek yardım kolisi hazırlama gibi etkinlikler de yer alıyor. Ramazan ayının paylaşma ve yardım etme ayı olduğunun "sade bir şekilde" anlatılacağı, sahur, iftar ve Fitre kavramlarının "çocukların anlayabileceği şekilde" açıklanacağı belirtiliyor.

4) Rehberde yer alan cami ziyareti etkinliğine göre, çocuklara önce fotoğraflarla Sultanahmet Camii tanıtılıyor. Ardından Ramazan ayında "camilerin ayrı bir güzelliğe büründüğü sade bir dille" anlatılıyor.

Allah’a inanan ve Müslüman olduğunu söyleyen hiç kimsenin, bu genelgede anlatılanlardan ve bu kavramların çocuklarımıza öğretilmesinden rahatsız olacağını düşünmüyoruz. Fakat gelin görün ki, kendilerine “sanatçı” ve sözüm ona “aydın” diyen bir grup insan bu genelgenin laikliğe, özgürlüğe ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia edip bir bildiri yayınladılar. Bildiride Türkiye’nin gerici ve şeriatçı bir kuşatma altında olduğunu iddia ederek laikliği savunacaklarını ve karanlığa teslim olmayacaklarını söylüyorlar.

Vesayet rejimlerinin kalıntıları olan bu kişiler, laikliği halkın başı üzerinde sallanan bir kılıç olarak kullanma huyundan bir türlü vazgeçmiyorlar. Açıkça çocuklarımızın dinlerini öğrenmelerinden rahatsız oluyorlar. Milli Eğitim........

© Risale Haber