menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Uyarı

13 0
26.05.2026

Sayın Cumhurbaşkanım,

Bugüne kadar en az üç kez size açık mektup yazdım. Kendimce milletimin geleceği için yapılmasını lüzumlu, yapılmamasını tehlikeli bulduğum bazı konularda size yazdım. Mesela gençlik, aile, sosyal medya, Milli Eğitim kanunu, Risale-i Nurların Diyanetin eliyle basılması, M. Kemal aleyhine işlenen suçlar kanunu v.b. milletimizi yakından ilgilendiren konularda sizi uyarmıştım. Mektuplarım size ulaştı mı bilmiyorum. Kanaatimi sorarsanız, böyle mektuplardan haberiniz bile olmuyor. Çünkü etrafınızda öyle kalın duvarlar örülmüş ki, vatandaşın sesinin o duvarları aşıp size ulaşması imkânsız gibi. Ama yine de son kez sizi, varoluşsal ve hayati bir konuda uyarmak istiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Siyasete atıldığınız günden beri açık yüreklilikle bu millete hizmet etmeyi amaçladınız. Bu millet de, beyaz bir atın üzerinde nasiyesi tertemiz, beyaz elbiseli ve lekesiz bir kahraman olarak sizi karşıladı ve sizden hiç kuşku duymadı. Çeyrek yüzyıldır defalarca seçime girdiniz, her defasında rakiplerinizi geride bırakıp milletin gönlünde taht kurdunuz.

Sayın Cumhurbaşkanım doğru… Bugüne kadar çok şeyler yaptınız. 50-60 yılda yapılamayan hizmetleri 15-20 yılda yapmayı başardınız. Devasa hastaneler, okul ve üniversite kampüsleri, sanat harikası adliye sarayları, tüneller, otobanlar, demir yolları, hızlı trenler ve daha neler neler… Bu milletin 100 yıllık geleceğini ve maddi refahını düşünerek çok çalıştınız. Kısacası eğitim, aile-gençlik ve sosyal medya dışında her şeyi pek güzel hale getirdiniz. Şu var ki, milletin geleceğini tehdit eden bu üç alanı başıboş bıraktınız. Bu üç alana doğru bir müdahalede bulunacağınız yerde, ne yazık ki partinizin eliyle yeni bir tehdit unsuru daha oluşturuluyor. Evet, eğer sizin Milletvekillerinizin marifetiyle TBMM’e sevk edilen ve: “Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapılamaz” maddesini de içeren torba yasa kanunlaşırsa, şu kadarını söyleyeyim ki, hem kendinize hem millete yazık etmiş olursunuz. Belki de bu madde ile siyasi hayatınızı noktalamış olursunuz.

Çünkü “Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapılamaz” maddesi öyle kapalı ve öyle sınırsız bir maddedir ki, Rahmetli Özal’ın kaldırdığı 163. Maddeye rahmet okutacak cinstendir. Yani, Kemalist bir savcı bu madde ile istediği kimseye istediği cezayı verebilir. Hatta husumetlisini bile bu madde ile mahkûm edebilir. Bir zamanlar İmam-Hatip ortaokul öğrencisi iken, yurtta arama yapıldı ve dolabımda 23. Söz bulundu. Sıkıyönetim mahkemesine verdiler. İyi niyetli askeri hâkim bana, “Oğlum neden bu kitapları okuyorsunuz? Bunlar çok tehlikeli kitaplar. Bunların yazarı olan Said Nursî Atatürk düşmanıydı ve siz onun eserlerini okuyorsunuz. Kimya-i Saadet gibi, ihyaü’l-Ulum gibi kitapları okusanıza…” dedi.

Ben de, “Bir bakar mısınız hâkim bey, bu kitabın içinde diden-imandan başka bir şey........

© Risale Haber