Birre/ Fazilete ve Erdemliliğe Ulaşmak

Kur’an-ı Kerim sıkça “Fazilet”, “erdemlilik” ve “iyilik” olarak Türkçeye çevrilebilen Birr’den söz ediyor. “Birre ulaşmak” müminler için ulaşılması gereken en önemli hedef olarak gösteriliyor. Kur’an’da Birrreulaşmanın en kapsamlı bir şekilde ifade edildiği bir ayet vardır. Allah Bakara Suresinde Birrin ne anlama geldiğini o uzunca ayette şöyle ifade buyuruyor:

Erdemlilik [birr], yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl erdemlilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.”[1]

Bu ayette erdemli, faziletli, takva ve güzel ahlak sahibi olan insanların en önemli özellikleri, yaptıkları ibadetler ve toplum içinde sergiledikleri davranışlar detaylı olarak sıralanmıştır. Ayet adeta Kur’an’ın ve İslam’ın özetini teşkil ediyor. Çünkü bu ayet, erdemlilik ve iyilik olarak ifade edilebilecek ne kadar fazilet varsa hepsini içine almıştır. Ayette, mümin insanların yapmaları gereken işlere ve durmaları gereken tüm noktalara dikkat çekilmiştir.

Ayet, doğu veya batıya yüz çevirmenin erdemlilik olmadığına dikkat çekerek başlıyor. Bunun çok önemli bir sebebi vardır; şöyle ki: Bilindiği gibi Peygamber (sav) Medine’ye geldikten sonra on altı veya on yedi ay kadar Kudüs’e yönelerek namaz kılmıştır. Kudüs kıblesinin değiştirilerek Kab’e’nin kıble olarak ilan edilmesiyle birlikte müşrik Araplar memnun olsalar da münafıklar ve Yahudiler bu tutumdan oldukça rahatsız olmaya başladılar. Bu değişiklik özellikle kıskanç Yahudileri daha fazla rahatsız etmişti.

Diğer taraftan bu değişikliği fırsat bilen İslam düşmanı münafıklar, ibadetin bir şartı olan kıbleye yönelmeyi asıl amacından kopararak fitne ve karışıklığa vesile yapmak istediler. Nitekim Kur’an’ın başka bir ayeti, kötü niyetli bu insanları sefihler, yani ahmaklar ve cahiller kabul ederek şöyle buyurmaktadır: İnsanlardan bir kısım sefihler, ‘Onları şimdiye kadar yöneldikleri kıbleden vazgeçiren nedir?’ diyeceklerdir. De ki: ‘Doğu da........

© Risale Haber