Mealcilerin en büyük yanlışı Peygamberimizi (SAV) hafife almaları

Bediüzzaman’dan Mealcilere Önemli Uyarı-2

PEYGAMBERİMİZE (SAV) İTAAT VE MUHABBET ALLAH’IN EMRİ

Mealci ve reformistlerin en büyük yanlışı Peygamberimizi (SAV) hafife almaları ve ona itibar suikastı yapmalarıdır. Halbuki, o yüce Peygamberimize (SAV) itaat etmeyi Allah emrediyor ve bunu adeta mecbur tutuyor. Rabbimizin emri aynen şöyle: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ulü’l-emre de. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz –

Allah’a ve âhirete gerçekten inanıyorsanız- onu, Allah’a ve peygambere götürün. Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır hem de en güzelidir (Nisa Suresi 59. Ayet). Bu ayet-i kerimede Cenab-ı Hak bizim ihtilafa düşmemiz halinde ne yapmamız gerektiğini de vurgulayarak adres olarak yine o yüce Peygamberimizi (SAV) gösteriyor. Bu da demek oluyor ki, en önemli kaynaklardan biri Peygamberimizdir; yani mealciler ve reformistler değildir.

Asr-ı Saadet’ten günümüze kadar ne kadar sahabe, tabiin, tebe-i tabiin, ehl-i sünnet ve cemaat çizgisinde müceddid, asfiya, fakih, İslam âlimi vs. dinimizin kanaat önderleri gelmişse, hepsi de o yüce Peygamberimize (SAV) son derece saygılı davranmışlardır. Ayrıca annelerimiz olan Peygamberimizin (SAV) hanımlarına ve ehl-i beytine karşı son derece saygılı davranmışlar, olumsuz hiçbir ifade sarf etmemişlerdir. Ancak bir bakıyorsunuz, mealci ya da reformist adı altında hezeyan savuran bir takım hoca kılıklılar, o yüce Peygamberimize veya iffetli hanımlarına haddini aşan sözler söyleyebiliyorlar.

Kâinatın Efendisi yüce Peygamberimiz (SAV)’in hocası doğrudan doğruya Allah’tır ve dersini ondan alır. Aldığı dersleri de ümmetine tebliğ eder. Yani O yüce Peygamberimiz (SAV) de bizim hocamız ve muallimimizdir. Bu bağlamda Peygamberimiz de (SAV) “Ben ancak bir muallim olarak gönderildim[1]” buyurarak kendisinin bir muallimlik vazifesinin de olduğunu vurgulamıştır. Bu da demek oluyor ki,........

© Risale Haber