menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Seni Kavgaya Çağırıyorum Hekimoğlu İsmail

13 0
01.03.2026

Uçsuz Bucaksız Bir Okyanus olan Bekir Berk, birileri için daima tehlikeli adam olmuştur. Gerçekten de tehdit ve kavgaların gölgesinde hizmet eder. Her ne kadar Rabbinin korumasına güvense de tedbiren yanında daima birini bulundurur. Bir gün yolu Erzincan’a uğrar. O günlerde asker olan Hekimoğlu İsmail’i arar.

“Haydi, hazır mısın?” der.

Bekir Berk, “Haydi!” dedi mi, “Nereye?” diye soramazsınız; ya “evet,” ya “hayır” diyeceksiniz!

Hekimoğlu, “Evet, hazırım.” der.

Hekimoğlu yazardır, hatiptir ama Berk bugün ondan başka bir şey istemektedir.

“Seni, güzel konuşman ve yazman için değil, kavga için gö­türüyorum! Var mısın?” der.

Hekimoğlu aynı kararlılıkla cevaplar.

“Varım! Ben, 100 metreden 25 kuruşu vuran ada­mım. Askerim ve tatbikatlarda binlerce mermi kullandım.”

Ardından hanımıyla vedalaşır.

“Beni arama; arasan da bulamazsın. Ben seni ararsam ancak benden haberdar olursun.” deyip ayrılır.

Bekir’le buluşurlar. Gece boyu yol aldıktan sonra sabaha karşı Hınıs’a varırlar. Bekir Allah’ın askeridir. Ömrü hizmet yollarında geçmiştir. Açlık, yorgunluk vücudunda kol gezmesine rağmen asla yolundan dönmemiş, halinden şikâyet etmemiştir. Hekimoğlu ise o gün hayli acıkmıştır.

“Ağabey acıktım!” der.

Bekir latifeyle karışık cevaplar.

“Ne biçim askersin!”

Hekimoğlu da aynı şekilde cevaplar.

“Valla 20 yıldır askerim, ama senin gibi komutan görmedim!”

“Peki, ne yersin?”

“Ne bileyim? Şöyle kahvaltılık süt, peynir, kaymak, bal fi­lân olsa hiç fena olmaz.”

Bu sözler üzerine Bekir gülümser.

“Oh, oh! Bizim Hekimoğlu kendini İstanbul’un lüks pas­tanelerinde sanıyor!”

O sırada, avukatlığını yapacağı, her hallerinden garip ve yoksul oldukları anlaşılan, eski elbise ve yırtık ayakkabılarıyla iki köylü yanlarına gelir. Bunlar üzerlerinde Risale-i Nur yakalandığı için mahkemeye verilmiş mazlumlardır. Bekir onları da yanına alarak lokantaya gider. Her zaman olduğu gibi herkesin hesabını öder. Müvekkillerinden para almayan, üstelik on­ların yemek paralarını dahi ödeyen avukat, yeryüzünde Bekir’den başka kim vardır...

Engeller bizi yolumuzdan döndüremez

O günkü duruşmanın ardından bu sefer Diyarbakır’daki duruşmaya yetişmek için........

© Risale Haber