Hafız Ali Ergün: Namazı Kalbimle Kılıyorum |
Bediüzzaman’ın talebesi Hafız Ali Ergün 1944 yılında Denizli Hapsinde gizli güçler tarafından zehirlenir. Zaten çok zayıf ve nahif olan Hafız üç gün hasta hâlde yatar. Ahiret yolculuğunun başladığını hisseder. Nur Talebeleriyle helalleşmek için koğuşları dolaşmak ister fakat hapishane müdürü izin vermez. Saatler ilerledikçe daha da ağırlaşır. Hapishanede tedavi edilmeye çalışılsa da sonuç değişmez. Bunun üzerine 14 Mart’ta hastaneye kaldırılır.
Ağır hastalığına rağmen hastanede de hizmete devam eder. Hastabakıcı hallerinden çok etkilenir. Arapça ezan okumanın yasak olduğu yıllarda Hafız ağır hasta olmasına rağmen namaz vakti gelince yattığı yerden yüksek sesle ezan okumuş, ardından işaretle namaza durmuştur.
Kaderin garip tecellisidir ki Kuleönü Köyünde okuttuğu bir genç Denizli Karakolunda jandarmadır. Haberi alır almaz hastaneye koşar. Hafız arzusunu açar.
“Kardeşim ben çok ağır hastayım. Üç-beş gün müsaade al da, bana refakatçilik yap. Hastanelerde fazla açık saçıklar namaz kılarken yardımcı oluyorlar. Sen yardımcı ol bana.”
ISPARTA KAHRAMANLARI HAFIZ’IN YANI BAŞINDA
Hasan Kurt’un da içinde bulunduğu Ispartalı bir grup Nur Talebesi, Hafız’ın hastaneye kaldırıldığını öğrenince hastaneye giderler ama görüşemezler. Hafız’ın Jandarma talebesi Hasanları bulur. “Hocam çok hasta. Yarın beraat ederlerse hocamı götürürsünüz, yoksa ben sizi ziyaretine götüreyim.” der. Onlar da çaresizce otele geçerler.
Ertesi gün Bediüzzaman ve talebelerinin duruşması olur. O gün herkes bir taraftan Üstad’ı görmenin mutluluğunu yaşarken diğer taraftan gözler Hafız’ı arar durur. Beraat kararı çıkmayınca Hasanlar, Kuleönülü gençle Hafız’ı ziyaret ederler. Hafız, Hasanları karşısında görünce çok duygulanır, ağlamaya başlar. Sekerattedir, öte yakaya geçti geçecektir. Ellerini öperler. Hafız çok memnun olur. Gayp perdesi açılmış, karşı yakayı görmüştür.
“Kardeşlerim! Sizi Cenab-ı Hak gönderdi. Benim bu günlerde yüzde doksan dokuz berzah kapısını aralama ihtimalim var… Ölümden korkmuyorum... Ölümü severek karşılayalım… Ölümü gülerek karşılayalım… Nur Talebeleri ölümden korkmaz... Ben çok memnunum… Üzüldüğüm bir nokta ise, şimdiye kadar bunlar bize........