menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yangın Karşısında Bir Ömür: Bediüzzaman Said Nursî

32 0
23.03.2026

20. yüzyıl Türkiye’sinin en karanlık demlerinde, bir adam karşısına müthiş bir yangın aldı ve “İçinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor!”[1] diye haykırdı dünyaya.

O adam, Bediüzzaman Said Nursî idi. Ne bir siyasetçi, ne bir ideolog, ne de sıradan bir vaizdi; o, Osmanlı’nın son nefesinde doğan, Cumhuriyet’in laik fırtınasında sınanan ve Kur’an’ın nuruyla insanlığın imanını kurtarmaya koşan bir müfessir, bir mütefekkir, bir dâvâ adamıydı.

Hayatı, dâvâsı ve düşüncesi, sadece tarihî bir vakıa değil; aynı zamanda sosyokültürel bir devrim, akademik bir paradigma ve duygusal bir destandır. Adam kıyımı ve kıtlığı yaşandığı bir dönemde Cihat meydanına çıktı.

Doğumu 1877-8, Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Nurs köyü. Yedi kardeşin dördüncüsü, çiftçi bir ailenin evladı. Çocukluğu hareketli zamanlara geldi. Bir çöküş dönemine denk geldi. Medreselerde üç aylık tahsilde yüzlerce kitabı ezberledi, 15 yaşında “Bediüzzaman” (Zamanın Harikası) unvanını aldı. Doğu Beyazıt’tan Van’a, Horhor Medresesi’nden İstanbul’a uzanan ilim yolculuğunda hem Nakşî hem Kadîrî tarikatlarının derinliğini tattı, hem de modern fen ilimlerine âşık oldu. “Medresetü’z-Zehra” hayaliyle fen ve dinin kardeşliğini savundu; Sultan II. Abdülhamid’den Reşad’a kadar padişahlarla görüştü, Şam’da Emevi Camii’nde Hutbe-i Şamiye’yi okudu. I. Dünya Savaşı’nda gönüllü alay komutanı olarak Albay rütbesiyle yerini aldı. Ruslara esir düştü, Kostroma kampından kaçtı; Harp Madalyası aldı. İstanbul’da Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiye üyesi, Yeşilay’ın kurucularından biriydi. İngiliz işgaline karşı Hutuvât-ı Sitte’yi yazdı, idam fermanı çıktı. Ankara’ya davet edildi, Ankara'da Medresetü’z-Zehra düşüncesini kanun teklifi olarak 163 vekille imzalattı… Ama sonra “Eski Said” dönemi kapandı.

Cumhuriyet’in laiklik rüzgârı estiğinde “Yeni Said” doğdu. 1926 Burdur sürgünüyle başlayan, Barla, Isparta, Kastamonu, Emirdağ zincirinde süren 30 yıllık yalnızlık ve hapis yılları: Eskişehir (1935,........

© Risale Haber