menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlgisizlik, Değersizlik Hissi ve İçsel Arayışların Psikolojik ve Manevi Boyutları

20 0
21.11.2025

İnsan ailesinden ve sosyal çevresinden yeterli ilgi ve değer görmemesi, temel duygusal ihtiyacın karşılanmaması olarak değerlendirilebilir.

Bu durum, kişinin değer algısında ciddi bir erozyona yol açabilir.

Sevgi ve ait olma ihtiyacı, fizyolojik gereksinimlerin ve güvenliğin ardından gelen temel bir basamaktır. Bu ihtiyacın karşılanmaması da değersizlik hissinin kökleşmesine ve dolayısıyla içsel bir yalnızlık duygusunun derinleşmesine neden olabilir.

Bu yalnızlık, yalnızca fiziksel bir izolasyon değil, aynı zamanda kişinin anlam arayışında bir boşluk hissetmesi şeklinde de tezâhür eder. Bu boşluk ve bulamama hissi insanda çöküntü yaşatır.

Risale-i Nur’da yer alan “Bütün kâinatın mayesi muhabbettir[1] ifadesi, insan fıtratı sevgi, görülme ve değer verilme, sahiplenme ve sahiplenilme gibi duygusal temellere dayalı olduğunu metafizik bir perspektiften vurgular.

İnsan, sosyal bir varlık olarak, ilişkiler aracılığıyla kendini ispat ve onaylanma ihtiyacı duyar. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında, bireyde bir tür duygusal yoksunluk ortaya çıkar.

Bu yoksunluk, farklı davranışsal tepkilerle kendini gösterebilir. Bazıları sosyal medya platformlarında sürekli paylaşım yaparak dış dünyada görünürlük arayışına girerken, diğerleri evlilik gibi bağlayıcı ilişkilerle bu boşluğu doldurmaya çalışabilir. Ama bu da sosyokültürel açıdan toplumda tezatlıklara sebep olur.

Kimileri ise başarı odaklı bir yaşam tarzı benimseyerek ya da alışılmadık davranışlarla dikkat çekmeye yönelerek görmek ve görülme his eksikliği telafi etmeye çalışır.

Ne var ki, bu dışsal arayışların hiçbiri, bireyin içsel boşluğunu kalıcı olarak dolduramaz. Çünkü yediği ve içtiği şeyleri paylaşmak, sürekli paylaşımlarda bulunmak,........

© Risale Haber