Değerlerimiz Ruhumuzun DNA'sıdır
Bir diğerkam ve değerkamlı bir insan olarak, insana dair her şeyi büyük bir merakla inceliyorum. Veriler, istatistikler, teoriler... Ama itiraf etmeliyim ki, insanı insan yapan şey, bu verilerin çok ötesinde bir şeyler bütünüdür.
İnsanı insan yapan, ruhunuzun derinliklerine işlemiş olan milli ve manevi değerlerimizdir. Ve bu değerlerin küçük yaşta kazanılması meselesi, sanıldığı gibi sadece ahlâkî bir konu değil, aynı zamanda psikolojik, sosyolojik ve ekonomik açıdan hayati bir stratejidir. Çünkü bugünün küçüğü yarına yapılan yatırım, emek, politika demektir.
Bu mevzuyu biraz irdelemek istiyorum.
Psikolojik açıdan ele aldığımızda “Aidiyet ve Güven” kavramları temelde karşımıza çıkıyor.
Bir çocuk düşünün. Dünya, onun için kocaman, karmaşık ve ürkütücü bir yer. İşte bu noktada milli ve manevi değerler, ona sağlam bir liman oluyor. "Ben bu ailenin, bu milletin bir ferdiyim" duygusu, aidiyet hissi veriyor. "Doğru olan budur" netliği, içsel enfüsî bir güven inşâ ediyor. Bu da çocuğun karakter iskeletidir. Bu iskelet ne kadar sağlamsa, hayatın fırtınalarına karşı o kadar sağlam ve durabilir. Toprak ne kadar derin olursa üzerinde yetişen ağaç ve bitkiler o kadar sağlam kök salabilirler. Derin olmayan topraklarda ağaç büyük olsa bile devrilmesi kolay olmaktadır.
Sosyolojik Faydası: Toplumsal Çimento
Toplum ortak değerler etrafında kenetlenmiş bireylerden oluşur. Paylaşma, yardımlaşma,........
