Bezginlik: Yeis mi, Yoksa Fıtratın Bir İkazı mı? |
Risale-i Nur’da insanı içten içe çürüten en tehlikeli hallerden biri yeis (ümitsizlik) olarak tarif edilir. Yeis, insanın gelecekle bağını koparan, gayreti felce uğratan geçmişe gömen karanlık bir ruh hâlidir.
Ancak burada sözünü ettiğimiz bezginlik, klasik manada bir yeis değildir. Aksine, şuna daha yakındır:
“Fıtratın, yanlış yüklenmiş bir hayata verdiği ikaz.”
Bu çerçevede bezginlik:
Bilakis, ruhun derinden gelen şu itirazıdır:
“Ben bu tempoya, bu niyetle yaratılmadım.”
Bu yönüyle bezginlik, Risale-i Nur’un sıkça işaret ettiği temel bir hakikatle örtüşür:
İnsan sırf dünya için yaratılmadığında, dünya merkezli bir hayat insanı yorar.
Modern “Yapma Modu” ve Ene’nin Aşırı Yüklenmesi
Modern, seküler hayat bizi sürekli bir ‘yapma’ modunda tutuyor. Adeta bir yarış atı gibi görüyor. Bu durum ene’nin vazifesini aşmasıdır.
Ene, insana:
Vâhid-i kıyasî olmak için verilmiştir. Yani ölçmek, tanımak, fark etmek için bir mizandır, ölçüdür.
Fakat modern hayat ene’ye şu telkinleri fısıldar:
Sürekli üret
Sürekli görün
Sürekli yet
Sürekli karşılaştır
Bu baskı, ene’yi taşıyamayacağı bir ilahlık yükünün altına sokar. Sonuç kaçınılmazdır:
Bezginlik, yani ruhun frene basması.........