Allah İle Kârlı Ticaret Yapmak
Yazının başlığı kimseyi şaşırtmasın, çünkü insan anılmaya değmeyecek kadar değersiz iken (İnsan/1) onu kendisine muhatabiyetle şereflendirip had ve hesaba gelmeyecek türlü nimetlerle donatıp üstün kıldıktan sonra ona verdiklerine yine alıcı olan Alemlerin Yaratıcısı ve her şeyin Rabbi olan bizzat Allah-u Te'ālâ'dır.
Cenâb-ı Hak, beyanı mu'cize olan Kur'ân-ı Hakim'inde onlarca âyet-i kerimede maddesi ve maddî varlığı itibariyle pek de kıymeti olmayan insanları kendisine iman ve ibadet edip salih ameller işleyerek kendilerini Hak katında değerli olmaya davet eder. İman etmiş kullardan yapmaları istenilen "salih amel" lügatlerde kısaca ve özetle, Allah rızâsına uyan hayırlı iş ve amel, günahlardan uzak olan iş ve fiil. Maddî veya mânevî hukuk-u ibâdı ifâ etmek, güzel, hoş, hayırlı ve faydalı iş yapmak, diye tarif edilmiş.
Göz nûrum ve Üstadım Bediüzzaman Said Nursî Kastamonu Lahikasındaki bir mektupta âyet ve hadislerden mülhem olarak salih amel kavramını içinde bulunduğumuz zamanın şartlarına göre genişçe ve oldukça kapsamlı bir şekilde şöyle açıklamış:
"Bugünlerde Kur'ân-ı Hakîm'in nazarında, İmandan sonra en ziyade esas tutulan takvâ ve amel-i sâlih esaslarını düşündüm. Takvâ, menhiyyattan ve günahlardan ictinab etmek ve amel-i sâlih, emir dâiresinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def-i şer, celb-i nef'a râcih olmakla beraber, bu tahribat ve sefahet ve cazibedâr hevesat zamanında bu takvâ olan, def-i mefasid ve terk-i kebâir üss-ül esas olup, büyük bir rüchaniyyet kesbetmiş.
"Bu zamanda tahribat ve menfî cereyan dehşetlendiği için, takvâ, bu tahribata karşı en büyük esastır. Farzlarını yapan, kebireleri işlemiyen kurtulur. Böyle kebâir-i azime içinde amel-i sâlihin ihlâsla muvaffakiyyeti pek azdır. Hem az bir amel-i sâlih bu ağır şerait içinde çok hükmündedir. Hem takvâ içinde bir nevi amel-i sâlih var.
"Çünkü, bir haramın terki vacibdir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere mukabil sevabı var.Takva; böyle zamanlarda, binler günahın tehacümünde bir tek ictinab, az bir amelle, yüzler günah terkinde, yüzer vacib işlenmiş oluyor. Bu ehemmiyetli nokta; niyetiyle, takvâ namıyla ve günahtan kaçınmak kasdıyla menfî ibâdetten gelen........
