Emanetçi olduğumuz unutulursa…
İnsan bu dünyada emanetçidir. Hayat insana emanettir, beden insana emanettir, aldığımız nefes ve verilen her şey insana emanettir. İnsan verilen emanetleri geçici olarak kullanır. Sahiplenemez, benim diyemez.
İnsan olarak bir sahiplenme hastalığımız var. Her şeyi sahipleniyoruz her şeyi. Beden benim bedenim, evlât benim evlâdım, mal benim malım, para benim param, hayat benim hayatım, ev benim evim, araba benim arabam… Benim dediğimiz şeyleri geçici olarak kullanırız. Benim dediğimiz her şey bize verilendir. Verilenler emanettir.
Tapular üzerindeki isimler ortalama yetmiş yılda değişiyormuş. O zaman hiç kimse ben mal sahibiyim diyemez.
İnsan dünyaya sahip olmak için değil, emaneti bir asker gibi taşımak, doğru kullanmak için gönderilmiştir. Mülkün ve her şeyin sahibi Allah’tır. Her bir insana taşıması için farklı emanetler verilmiştir. Kimine mal, mülk, evlat, zenginlik, mevki, makam, ilim, kimine fakirlik, kimine güzellik, kimine çirkinlik gibi…
İnsan bu dünyada emanetçi, misafir ve yolcudur. Hem yaşadıklarından hem de yaşattıklarından sorumludur. Dünya imtihan salonudur. İnsan emanetleri doğru kullanıp, kullanmadığı hususunda imtihan edilmektedir. İnsanların bazısı zenginliği, kimisi de fakirliği ile sınanmaktadır.
Allah insanları imtihana tabi tutmak için bazen zengin eder, mal mülk verir, bazen de fakir eder. Bunun çok çalışmayla ilgisi yoktur. Bazı insanlar çok çalışır, az kazanır. Bazıları az çalışır çok kazanır. Bazıları iş bulamaz, hiç kazanamaz…
Bazı zenginler emanetçi olduğunu unutup Karun gibi ben çalıştım, ben kazandım, ben kendi zekâmla, yeteneklerimle başardım, kazandım der. Kazandığının haram mı, helal mı olmasına dikkat etmez. Haram helal ver Allah’ım senin kulun yer Allah’ım diyerek cehenneme biletini kesmiş olur. Kendine çalışacak gücü, kuvveti, zekâyı, yeteneği vereni düşünmez. İnsanlarda emaneti unutup insanları değerlendirmede malı, mülkü olanı, zengin olanı zeki, işini bilir, hürmete değer görürlerse, fakire ahmak, işini bilmeyen olarak bakarlarsa imtihan sırrını unutmuş olurlar. Zenginlik bir büyüklenme, üstünlük sebebi olamaz. Aksine sorumluluğu vardır. Çünkü kendisine verilen zenginliği verenin emri dairesinde kullanmak zorundadır. Zenginler Allah’ın veznedarıdır. Verileni muhtaca verme sorumlulukları vardır. Kiraya verdikleri evin kirasını kiracının maaşından fazla almaları düşeni görmemektir. Merhametin hayatı güzelleştirdiğini unutmaktır. Dünya malı, serveti yılana benzetilir. Doktorlar yılanın zehrini alırlarsa insana şifa vesilesi olur, acemiler kendini yılana sokturmak suretiyle zehirlenmektedirler.
Zekâtı ve sadakası verilen, geri kalan miktarı helal dairede kullanılan........
