Kardeşlik masasında dört kavim
İsrail Siyonizmi ile Amerikan emperyalizmi, kan kusturdukları İslam dünyasında Afrika sahrasına kadar uzanan geniş bir coğrafyada zulmünü sürdürmektedir. Sömürgeci diğer menfi batı ile birlikte.
İslam dünyasına İngiliz’in Lawrence siyaseti ve dessaslığıyla, insi ve cinni şeytanlarına dedirttiği; İstanbul’un işgaliyle Osmanlı’nın son döneminde boğazımıza bastığı bir anda, Bediüzzaman'ın tabiriyle "mağrurane bir surette" bizim iç kamuoyunu yanıltacak şekilde kendi adamlarına söylettirdiği söylemlerim mesaj dili şu:
“Biz haklıyız, biz güçlüyüz.
Sizin idarecileriniz size layık değil.
Siz zaten hep kaybedersiniz..”
Bu şekilde derin psikolojik kırılmalar yaşattıkları bu ümmet coğrafyasına bugün, yüz yıl sonra daha küstahça, teknoloji üstünlüğüyle, çürümüş; sefil bir bilinçaltının ahlaksız paradigmalarıyla ve sözüm ona modernitenin, çağdaşlaşmanın, endüstriyel bilgi toplumu vesairenin yanıltıcı beyanlarıyla sözün sonuna gelinen sömürgeci senaryoları yeniden yaşatılmaktadır.
Amerika demokratlarının bile suskun kaldığı; kural tanımaz, zalim bir karakterin “Ben istediğimi yaparım” modunda hareket ettiği; geçmişin örtük, imajlı, yanıltıcı, daha politik ve diplomatik dilini deşifre eden, şeytanın külahını ters giydiren bir batı canavarı yeniden ortaya çıkmıştır.
Amerika-İsrail yapımı bu tabloda; diplomasinin rafa kalktığı, hukukun çiğnendiği, çocuk tecavüzcüsü ve katili bu operasyonel gücün kirli........
