1970’lerin Urfa’sı – Gündelik Hayatın Doğal Ekolojisi

(Bir kaç gündür kar bereketinde evde zorunlu misafirken, evcil hayata bir nostalji yapalım. Ömrünün yarısı gurbette geçmişliğin, iki hafta önce uzun bir aradan sonra tazelenen Urfa buluşmaları ile bu yaşanmışlığa bir yolculuk oldu...)

1970’lerin Urfa’sında hayat fazlasıyla doğaldı. Sabah kahvaltısı fırından alınan “tırnaklı ekmek” ile sıcak ve taze, ince sayılan pide ile yapılırdı. Ev yemekleri için birkaç ay yetecek ev ekmeği dediğimiz saçta yufka ekmek, imece usulü komşularla birlikte avlulu evde yapılırdı. Mutfaktaki tel dolapta çiğköfte malzemeleri bulunur, bir kısmı zahire denilen kuru ve soğuk bodrum ortamında saklanırdı. Çiğköfte için her zaman nöbete hazır malzeme ve ekipman mümkündü.

Etin, taş üstünde ahşap tokmakla dövülüp, yağlı damar/sinirlerin alınması; sürekli bir elde tokmak bir elde bıçakla etin eşit dövülmesi için çevrilmesi incelik isteyen bir maharetti.

Aile hayatı avluda şekillenir; mahrem alan gökyüzü ile buluşurdu. Gerektiğinde dam kullanılır, yazın sıcaklığında gökyüzü buluşmalarıyla sırtüstü uzanılır; yıldızlara dalan ve onları sayan hayallerin boyutsuzluğunda........

© Risale Haber