İşte Böyle

Gazali’den alınan şöyle bir söze rastladım:

“Muhabbet, lezzet veren şeye (insan) tabiatının meylinden ibarettir."

Bediüzzaman ise, muhabbete dair birbirinden derin ve etkileyici tanımlar yapar.

Mesela:

“Muhabbet, şu kâinatın bir sebeb-i vücududur, hem şu kâinatın râbıtasıdır, hem şu kâinatın nurudur, hem hayatıdır. İnsan kâinatın en câmi’ bir meyvesi olduğu için, kâinatı istilâ edecek bir muhabbet, o meyvenin çekirdeği olan kalbine derc edilmiştir.” der.

“Fıtrat-ı beşeriyede cemale karşı bir muhabbet ve kemale karşı perestiş etmek ve ihsana karşı sevmek vardır” ile ifade eder.

“Muhabbetin yüzü mecazi mahbubtan hakiki mahbuba” çevrilmesine pencere açar.

Fıtri ve insani bir duygudur. İhtiyaçtır. Kişiyi besler. Motive eder. Hayata, varlığa, etrafa müsbet baktırır.

Adına dostluk dediğimiz şeyin gerisinde bu vardır.

Belki de, hayatımıza giren bazı insanlar bu yüzden hafızamızda,........

© Risale Haber