Yol Açık, Yola Çık

Meslekî olarak yıllarca anlattıklarımız arasında edebiyatta cinas, Türkçede sesteşlik dediğimiz bir konu da vardır. Adı üzerinde sesler, yani harfler aynı olacak ama kelimenin lügatteki sıralanışı farklı olacak ki kelimeler arasında sesteşlik olabilsin. Başlıktaki "yol açık" ile "yola çık" kelimeleri arasında da bu özellikleri arayabiliriz.

"Yol açık"sa, "yola çık"abiliriz değil mi? Bir yol düşünelim ki hiç kapanmıyor, her an açıksa; yola çıkmakta tereddüt yaşanır mı hiç? Yaşanmaz. İşte, Cenab-ı Allah, kendisine ulaşan yolun her zaman açık olduğunu, ümitsizliğe mahal olmadığını bildiriyor bize. Ümitsizlik yok, diyor. Bu neyi gösterir? Kendisine yönelenleri, bu yönelmedeki her fısıltıyı, her "ah"ı önemsediğini gösterir. Sen ona dönersen, O'nun da sana döneceğine işaret eder. Hatta Allah'tan ümit kesmek, kâfir vasıflardan ve büyük günahlardan sayılıyor. Niçin? Cenab-ı Allah, affedeceğini bildiriyor, sen ise aksini söylüyorsun da ondan. Biraz düşününce, ümitsizliğe düşmenin altında ne gibi bir cehalet ve kabalığın yattığını daha iyi anlarız.

Bu fakir kendi tecrübelerimde çok vardır. Cenab-ı Allah'a teveccühünde ne kadar ciddiyetin varsa, o kadar karşılık görüyorsun. Bir günahı terk etmek için, uzun süre uğraştım; ondan kurtuluş yolları için, birkaç kapı çaldım. Çaresiz kalmış, az çok günaha bulaşma durumunda ve nefsin baskısı altında kalıyordum. Çıkamıyordum bir türlü. Ama çıkış yolları aramaya da devam edip dualar ediyordum. Hiç ummadığım bir kapıdan Cenab-ı Allah, o günahtan kurtuluş yolunu gösterdi bana. Demek, pes etmeden arayacak ve ümidini yitirmeyeceksin gerçekten. Âyetin ifadesi ile "İnsan için, çalışmasından başkası yok." Sen teveccüh edersen, karşılığını bitamamiha, hatta fazlasıyla görüyorsun. Yeter ki sen kusurunu bil, yola........

© Risale Haber