menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1400 Sene Önce de 100 Sene Önce de Şimdi de Bize Lazım Olan ve Fon Vurgunu

23 0
05.10.2026

Üniversiteye yeni başladığımız 70'li yılların sonuna doğru, kendimize ancak salonda yer bulabildiğimiz dershanelerde kalıyorduk. Sabahtan, bölümlere yolcu ettiğimiz arkadaşlar, akşama doğru eve gelince hem moralleri bozuk hem de suratları asık şekilde oluyordu. Anarşi dönemiydi ve arkadaşlar, bölümlerinde değişik grupların baskı ve sözlü sataşmalarına maruz kalıyorlar hem de çeşitli suallerin altında eziliyorlardı.

Bir gün bu gruplardan ülkücü arkadaşlarla gidip görüşmek, birlikte kaldığımız arkadaşlara ilişmemeleri konusunda uyaracaktık. Eski birlikteliğimizden dolayı, onların jargonlarına aşinaydık biraz.Onların merkezlerine gidip hoş beşten sonra durumu anlattım. İlgili ve yetkili bir arkadaşla uzun sohbetlerimiz oldu.Biz maksadımızı anlatınca, arkadaş bizimle kalan arkadaşlarla ilgili bir sürü kusur ve kendine göre yanlışlar sıraladı. Ben de bunların yüz katı sizlerde var deyince beni donduran şu cevabı verdi. "Kardeşim, siz beyaz ve büyük bir bez gibisiniz. Sizdeki küçük bir leke de olsa hemen görünüyor ve dikkat çekiyor. Biz zaten siyahız veya siyahımız çok. Bizdeki kusurla görünmüyor. Siz gidin arkadaşlarınızın daha düzgün olmalarını sağlayın. Bu arkadaşlar, sizin yanınızda size göre, bizim yanımızda bize göre şekil alıyorlar." demişti. O gün bugün bu ikazı unutamam.

Müslüman, girdiği yerin şeklini alan değil; girdiği yere şekil verendir.Öyle değilse, orada ciddi problemler var, demektir. Şekil almak; küçük tavizler, ihmaller, ertelemelerden başlıyor. Sonra, önü alınamaz hâle doğru yol alıyor. Başta kendi nefsim, bunun çok tecrübesini yaşamışız.

Başta, lisan-ı hâlinle, ne olduğunu; sınırlarını, hassasiyetlerini göstermeyen, başka hassasiyetlerin kurbanı olabiliyor. İslam'a, başta kendi nefsimiz, herkesin muhtaç olduğu bir dönemdeyiz.

Seri-üs seyr olan bu zamanın evladı ise, söze değil, hâle; sese değil, görünüme yani yaşayışa daha fazla bakıyor, dikkate alıyor. Sözünden önce, o sözün çıktığı dile, dilin bağlı olduğu yüze, yüzün yansıttığı hâle bakıyor. Tevazuuna, dürüstlüğüne, ahlakına yani sözünle fiilin arasındaki mesafeye dikkat ediliyor. Sözün bittiği, eylemin başladığı yerdeyiz

Ahlakımızdaki, fiilimizdeki........

© Risale Haber