menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İrade Hürriyeti, Mutluluk ve Kader-2

8 0
30.12.2025

(Said Nursi’nin Kader Risalesi’nin Şerhi)[1]

Risale-i Nur ve mantık bilimi okumaları için bir anahtar bir bilgi olması ve alt yapı oluşturması için birkaç kavramı izah etmek gerekiyor:

İlim, sabit bir şekilde tecelli edince “Hakikat” ortaya çıkar.

Kudret, sabit bir şekilde tecelli edince “Vücud” ortaya çıkar. Değişken şekilde tecelli edince “Kevn” olur. Kâinat (oluşanlar) tabiri bu manadadır.

İrade, sabit bir şekilde tecelli edince “Zâtiyet” ve “Zât” ortaya çıkar.

Bu manada mahlukattan irade sahibi canlılardaki Hakikat, İlm-i İlâhîye; Vücud, kudret-i İlâhiyeye; zâtiyet ve zât boyutu ise İrade-i İlâhiyeye dayanır.

Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz[2] âyeti, insandaki zâtiyet boyutunun kaynağını ve sınırlarını gösterir.

Yaratan hiç bilmez olabilir mi? O her şeyin öz ve hakikatini bilen Latîf, vücuda gelmiş halinin farkında olan Habîr’dir[3] âyeti ise, mahlukattaki hakikat yönünün kaynağını bildiriyor.

Onlar hiçbir şey yaratamazlar bilakis kendileri yaratılıyorlar[4] ve “Onlar kendi kendilerini mi yaratmışlar?[5] ayetleri ise mahlukatın vücud yönlerinin kaynağını bildirir.

Mülk suresi 14. Âyetteki Latif ve Habir isimleri, vücudundan evvel yazılma ve vücudundan sonra yazılmayı 2 isimle anlatıyor. Ruhun yaratılmasını, Latîf ismiyle; hayatın yaratılmasını ise Habîr ismiyle bildiriyor. Her iki isim de ilim sıfatından kaynaklanıyor diye ilim erbabı kabul ediyorlar.[6] Âyet şöyle de anlaşılabiliyor: “Uyanın! Dikkat edin! Yaratan yarattığı şeyi bilmez olabilir mi? Yaratma bildiğini bildirmedir; tatbikî bir öğretmedir.”

Said Nursi’nin gösterdiği âyette Kitab-ı Mübîn kullanılmış. Âyetteki “ratb” (yaş) ve yâbis (kuru) tabirleri şöyle eşleşiyor:

Ratb, kudret feyzi ile sulanarak büyüyen ve vücuda kavuşan, hakikat şeklinde proje halindeki ağaçtan hak şeklinde fiilî haldeki ağaca yükselen çekirdeğin halini ifade ediyor.

Yâbis ise, ilim nuru ile hazırlanan ve büyümek için emr-i İlâhîyi bekleyen ve irade-i İlâhiyenin uygun görmesiyle büyüyebilen ölü ve uyuyan hali ifade eder. Rahmet yağmuru yağınca yeşeren toprak gibi kuru bir çekirdeği göze gösterir.

Burada çekirdek ve ağaç her ikisi de kudret sıfatıyla yaratılır. Fakat çekirdeğin içindeki ağaç açısından bir potansiyel hal olduğundan büyüme gerekir. Bu açıdan Kur’an, Kitab-ı Mübîn tabiri kullanmış. Çekirdek de, ağaç da bir vücuda sahip oldukları için… Hatta “Göklerin ve yerin yaratılış gününde ayların 12 olacağı ve 4 tanesinin haram ay olacağı Allah katında bir Kitab’da yazılmıştı[7] demesi gösterir ki, kâinat da bir maddi çekirdekten inkişaf ettirildi. Eğer maddi vücud öncesinde bu çekirdek ve ağaçların yaratılacağının Kader tarafından yazılmış olmasından bahsedilecek ise, o durumda........

© Risale Haber