‘Her şeyin güzeline bak!’ |
-Fena ve iyi insanlara dair bir ölçü…-
Dinginlikte, sakinlikte nasıl da çıkıyor her şey meydana. Sessizlikte, insanlar mayalarını, kendisini nasıl da belli ediyorlar? Koşuşturmanın, işin gücün hengamesinde göz bebeklerimizden geçen insan silüetleri nasıl da dinginliğin kıskacında başlarını kaldırıp apaçık beliriyor… Ve zaman ne güzel ayrıştırıcı, ne güzel bir müfessir, üstadın dediği gibi kömür elmastan nasıl da ayrılıyor, zamanın akışında… Hasetçiler, gıybetçiler, insan çekemeyenler, arsızlar, namussuzlar...Nasıl da öğütülüp iyilerden, mertlerden, hamiyetperverlerden ayrışıyor zamanın değirmeninde birer birer…
İşe yetişeyim, çocukların okullarına koşayım, şu işi bu işi bitireyim hayhuyları arasında nasıl da unutuyoruz iç dünyaları karanlık etrafımızda bizden olmayan bizi içten içe kemiren, zahiren insan batinen kof mahlukların…
Ancak her şeyin iyisine bak fehvasınca........