menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Allah'la görüşmek bir teknoloji midir?

22 0
25.08.2026

Amentü yeni bir dünyadır. Bir kez ona imanınızı ikrar etseniz, maşaallah, artık başka bir şe'nlikte olursunuz. Boyunuz uzamaz fakat göğsünüzün boyu uzar. Gözünüz açılmaz fakat kalbinizin gözü açılır. Amentünüz sizi yeni bir dünyaya davet eder. Mesela: 1) Artık herşeyi yaratan tek-bir Allah'ın olmazsa olmazlığına inanılacaktır. 'Yaratıcılık kanunu.' 2) Artık canlılığın şu biyolojik dünyaya sıkışmayacak kadar geniş bir düzeyde algılanması gerektiğine inanırsınız. 'Melekler kanunu.' 3) Artık herşeyi yaratan Allah'ın vahiyler/ilhamlar vasıtasıyla kullarla iletişim kurduğuna inanırsınız. 'Kitaplar kanunu.' 4) Artık herşeyi yaratan Allah'ın seçtiği kişilerle yükünüz hakkında konuştuğuna inanırsınız. 'Nübüvvet kanunu.' 5) Artık herşeyi yaratan Allah'ın 'sadece bulunduğumuz uzayı/zamanı' değil 'sonsuz bir şeklini de yaratacağına' inanırsınız. 'Ebediyet kanunu.' 6) Artık herşeyi yaratan Allah'ın bilgi yönüyle de herşeyi ezeliyetinden kuşattığını bilirsiniz. 'Kader kanunu...' Ve daha nice kanunların kabulü bu itikadın arkasında gizlidir. Her yeni kanun kabulü insanı bu kanunlar karşısında sorumlu tutar. Ve bu kanunların tecelliyatından ümitli hale getirir. Fakat, hepsinin ötesinde, inandığınız kanunların sayısı/içeriği, algıladığınız gerçekliğin düzeyini de belirler.

Neye iman ettiğimiz Cenab-ı Hakkın katında neden bu kadar önemli arkadaşım? İnanmamıza çok muhtaç olduğu için mi? Hâşâ! Elbette hiçbirşeye muhtaç olmayan es-Samed bizim de hiçbirşeyimize muhtaç değil. O halde? O böyle birşeyi 'kendi ihtiyacından dolayı' değil, hakikatin hakkı bu olduğundan, cemali bu kemale teveccüh ettiğinden, rahmetinin şânı böyle iktiza ettiğinden ve dahi 'bizim ihtiyacımız bu bilmeye baktığından' dolayı istiyor. Yani, bize iman sorumluluğu yüklenmesi, öncelikle zayiye gitmememiz için. Çünkü zayiye gitmemiz, bir anlamda, bizdeki sanatının irade-i cüz'iyemiz tarafından heba edilmesidir.

Sanatının hebasından sakındırmak her sanatkârın hakkıdır. Cenab-ı Mevla da Sânîiyetinin gereği olarak bizden kulluk bekliyor. Sanatının hakkı olanı istiyor. Bu kulluğun hayat bulabilmesi için de kendi fizik algısına ihtiyacı var. O fizik algısının bizde inşa olabilmesi için de müstakim bir itikad lazım. Evet. Aynen. İtikad, neye inandığımız kadar, neye inanmadığımızın da belirleyicisidir. Bu ikisinin birleşmesinden fizik ortaya çıkar. Yeni bilimin yayılmasıyla irtidadın bu kadar artmasının bir sebebi de burada aranmalıdır. Yeni bilim, inananları farkında olmasalar da, onlara İslam'dakinden başka bir fizik algısı yüklemiştir. "Sadece laboratuvarda ispatlanabilen şeylere inanırım!" diyen bir insanın fizik algısına laboratuvara sığmayan hiçbirşey elbette sığamaz. Oraya doğru kaydıkça da kendi fizik algısından uzaklaşır. Mümkünler muhale dönüşür. Muhaller mümkün görünür. Metodoloji bir itikaddır. Modern bilimin bilgi üretirken kendisini hapsettiği bu........

© Risale Haber