menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Kızılını' beğenmediyse kemalizmin 'yeşilinden' vereyim mi abime?

17 1
10.11.2025

Tabii insanın ağırına gidiyor. Zamanında, FETÖ'nün Zaman'a 10 Kasım'da aldığı tam sayfa ilan nedeniyle ortalığı yıkan muhafazakâr aydınların ekserisi Kocaeli'deki mevlid faciasına karşı sessizliğini koruyor. Çünkü bu aydınlarımız aynı zamanda hükümete de yakın isimler. Kemalizme karşı muamele 'hükümetin dahli olabilecekler' ve 'düşmanlarının dahli olanlar' olarak değişiyor demek ki. Yahut da dertleri kemalizme karşı olmak falan değildi. 'Dindarları gaza getirmek'le ilgiliydi. (Eskisi kadar hüsnüzan edemiyorum. Yaşım artık kırkı geçtiği için olabilir mi?)

Neyse. Bundan da kötüsü Kocaeli'deki facianın daha yukarılardan tertip edilmiş olması. Aynen. Yani daha büyük bir organizasyonun pilot bölgesi olabilir Kocaeli. Hafazanallah. Vali bu kararı inisiyatifiyle almamış olabilir. Müftü de 'büyük yerlerden gelen emir nedeniyle' bu işte böyle gayrete gelmiş bulunabilir. İnsan her komplo teorisine ihtimal vermeye başlıyor giderek. Zira hükümet bir süredir kemalizme doğru kalça kırmaya başlamıştı. Yaşananın MHP etkisi olduğunu söyleyenler de var. Fakat MHP için bile büyük bir iş bu. Daha yukarısı... Devletin içindeki asıl devlet sanki... Evet. O şey her neyse Erdoğan'ı da ikna etmiş gibi hissettiriyor. Oradan da bağlantı kurdukları bütün damarlara aynı eğilim şırınga ediliyor. Hepsi hep beraber dindarlarla Atatürk arasındaki mesafeyi kapatmaya çalışıyorlar. (Hatta cuma hutbesinin içeriği bile mü'minleri birşeylere hazırlıyor gibiydi.) En doğrusunuysa Allah bilir.

Mürşidim Mektubat'taki Hakikat Çekirdekleri'nde diyor ki: "Fert mütekellim-i vahde olsa, müsamahası ve fedakârlığı amel-i salihtir; mütekellim-i maalgayr olsa hıyanettir, amel-i tâlihtir. Bir şahıs kendi namına hazm-ı nefis eder, tefahur edemez; millet namına tefahur eder, hazm-ı nefis edemez." Yani, hiçkimse, başkasının adına affedicilikte bulunamaz. Yahut yine başkasının adına fedakârlık taslayamaz. Ya? Ancak kendi adına, şahsı namına affedebilir, fedakârlıkta bulunabilir. Ahmed, Mehmed'in rızası rağmına, parasından sadaka dağıtamaz. Ali, Veli'nin gönlü olmadıkça, evinde misafir ağırlayamaz. Kimse diğerinin adına vazgeçme yetkisine sahip değildir. Eğer bir kul hakkına girilmişse, o hakkı bağışlayacak olan, hakkına girilenin bizzat kendisidir. Yoksa çevresindekiler onun adına bağış yapamazlar. Bu tek kişide bile böyledir. Hele bir de mevzu milletin tamamı olsa... Onda helalliği kim verebilir?

Sözgelimi: İskilipli Atıf Hoca merhumun kanını kim helal edebilir? Erbilli Esad Efendi merhumun hakkını kim helal edebilir? Süleyman Hilmi Tunahan Efendi'nin çektiklerini kim helal edebilir? Bediüzzaman Said........

© Risale Haber