menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kelimede Zenginlik Manada Derinlik

8 0
21.02.2026

Nev’i insana has bir özellik olan tekellüm, insanları hayvanlardan farklı kılan “isimlendirme”, yani varlığı zihinlerde resmetme kelimeler ile gerçekleşmektedir. Nurlu eserlerde; “Mevcudat, müdrik ve âlimin malıdır. İlim ile alır, isim ile ahzeder, suretlerinin temessülüyle temellük eder.”[1] ifadesi bu manaya işaret etmektedir.

Mevcudata isimler vermek, onları insanların kullanımına açmak demektir. Kelimeler yoluyla isimlendirme, varlığı umuma ait kılarak fikri çeşitliliğin kemaline ve devamına hizmet etmekte, medeniyetlerin inşasına sebebiyet vermekte, milli ve manevi değerlerin esaslarını şekillendirmekte, teavün ve tecavüp bununla gerçekleşmekte, aynı kelimeleri istimal eden ferdler arasında akli ve kalbi beraberlik tesis edilmektedir.

Mana miracının bineği olan kelimeler, hakikat âleminin incisi, “söz sarayının” ziyneti ve süsü olarak görülmektedir. “Kavil” kelimesinden farklı olarak “klm” kökünden gelen “Kelam”; bütünlük taşıyan, nefsi acıtan, kalbi yaralayan söz manalarına gelmektedir. Bu noktadan olsa gerek Kur'an'a ‘Kavlullah’ değil ‘Kelamullah’ denilmektedir.

Demek hakikate dair kelimeler cerrahi müdahaleler gibi nefsi acıtmakta, kalpleri yaralamakta, mes’uliyetinin ağırlığını hisseden insanları ihtiyarlatmaktadır. “Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol”[2] ilahi hitabın karşı Seyyidimiz Hz. Muhammed’in (a.s.m), “Sure-i Hud beni ihtiyarlattı”[3] sözü bu iddiaya delil olarak sunulmaktadır.

Kur’an’a mensubiyeti olan kelimeler, “Ezeli Yâre” müştak kalpleri kendine çekmekte, kelam-ı ilahinin cazibesine kapılan kalplerin Rahman’a vuslatı suhulet peyda........

© Risale Haber