Kelimede Zenginlik Manada Derinlik-II |
Kâdir-i Mutlak isim ve sıfatlarıyla tecelli etmiş, mahlûkat ilahi rahmetin temerküz noktası Nur-u Muhammedi’den (a.s.m) halkedilmiştir. İlahi rahmet ve muhabbet, hilkat ayinesinde nazarlara gösterilmiştir. Evet, kâinat büyük bir kitap olarak tasvir edilmiş, daire-i ilimdeki eşya “Kün” emri ile âlem-i şehadete getirilmiştir.
Her biri mücessem birer ayet olan kesretli masnuat ile Mütekellim-i Ezelinin kudsi iradesi ve mukaddes şuunatı bilinmiş, ilm-i ilahiyenin sınırsızlığı görülmüş, Ulûhiyete dair gına-yı mutlaka ile vahdaniyet-i ilahiye izhar edilmiştir. Rahman’ın sınırsız hazineleri ve mutlak zenginliği, mütenevvi güzellikler ile tezahür ettirilmiştir.
Varlık tabakaları sureten ayrı ayrı şekillendirilmiş, siretleri ile de farklı oldukları gözlere gösterilmiştir. İlahi isimlerin tenevvüü, nev’lerin tehalüfüne, yani mahiyetlerinin ve suretlerinin çeşitliliğine ve kesretine sebebiyet vermiştir.
İlm-i ilahiyedeki mevcudat harfler, kelimeler, ayetler ve manalar olarak isimlendirilmiştir. Harfler ile kelimeler istihsal edilmiş, kelimeler kulakta seslere, sesler ayetlere, ayetler dimağda manalara tahavvül etmiştir.
Bu itibarla tefekkürde genişliğe, marifet-i ilahiyede derinliğe sebebiyet veren kelime zenginliğini ehemmiyetli görmek gerekmektedir. Bu mananın önemine vâkıf olan ehl-i tefekkür, gayet geniş manaları uyduruk kelimelerin dar kalıpları ile ifade etmekten içtinap etmektedir.
İmana ve Kur’an’a dair derin hakikatleri uyduruk kelimeler ile ifade edilir zannetmek, sokak ağzıyla, hafif meşrep bir edayla dile getirmek, yüksek hakikatleri........