Faniye Muhabbet Bekadan Gaflet-II

İnsanoğlu düşmüş dünya derdine. Her gün binler cenaze görür de ölümü kondurmaz yine kendine. Ne büyük gaflet içinde beşer. Bilse ki bir nefes ötesi mahşer. Yese de bir lokma ekmek, kanaat bilmez deştikçe dünyayı deşer...

Zihinleri maddi meşgaleler ile daralmış, mücerred (soyut) manalara fikren yabancılaşmış bir kısım inançlı kesimler, dünyevi mes’elelere ziyadesiyle ehemmiyet veriyor, uhrevi mes’uliyetlerinin ağırlığını göremiyorlar, ilahi emirleri yerine getirmiyorlar.

Sözde müslümanlar ama Allah yokmuş gibi konuşuyorlar, cennet cehennem yokmuş gibi ömür geçiriyorlar. Tek dünyalılar gibi yaşayan, baki bir hayata hazırlığı umursamayan bu zümre “gelgitler” içinde bocalıyor, “ya yoksa” hissiyatından bir türlü kurtulamıyorlar.

Fani bir hayata sevdalı, baki bir hayata hazırlık yapmayan bu insanlar “günah deryasında” boğuluyorlar. Dünya adına neye ulaşırsa ulaşsınlar, hangi zevki tadarsa tatsınlar içlerindeki boşluğu bir türlü dolduramıyorlar.

Şuuren farkında olmasalar da aslında bekayı arıyorlar. Varlığın sireti ile, yani esma ve sıfat cihetiyle alakadarlık kuramayınca surete takılıyorlar, gölgeye âşık oluyor saadet-i ebediyeye çalışmayı bırakıyorlar.

Ölümü unutanlar, hazzı hayatın olmazsa olmazı sanan insanlar, muvakkat lezzetler ile kendilerini kandırıyorlar. Cenneti........

© Risale Haber