menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bediüzzaman’ın Deha-i Nurani Sahibi Yeğeni, Manevi Evladı: Abdurrahman Nursi-1

27 0
27.03.2026

Değerli dostlar! Bu yazımızda Bediüzzaman Said Nursi’nin hem talebesi, hem yeğeni, hem manevi evladı, hem vekil harcı, hem hizmetkârı, hem kitaplarının bir kâtibi, hem yayıncısı, hem satıcısı, hem dağıtıcısı olan çok genç yaşta vefat edip Üstadı en hazin halete koyan Abdurrahman Nursi’nin çocukluğunu ve İstanbul hayatının bir kısmını anlatmaya çalışacağız İnşaallah.

Resmi nüfus kayıtlarına göre Abdurrahman Nursi 01.07.1902 yılında Nurs’ta doğmuştur. Resmi kayıtlarda soyadı Okur, baba adı Teyfur (Molla Abdullah), anne adı Hesni olarak görülmektedir.1 Doğum tarihi mezar taşında 1903 olarak yazılıdır.2 Bediüzzaman hakkında önemli araştırmalarıyla bilinen Araştırmacı Yazar Mehmet Selim Mardin de Abdurrahman’ın 1903’te Nurs’ta doğduğu bilgisini vermektedir.3

Bediüzzaman Said Nursi, Abdurrahman Nursi’yi “Nurun birinci şakirdi ve kahramanı olan merhum Abdurrahman”4 diye zikreder. Abdurrahman Nursi’nin İstanbul öncesi hayatına dair net bilgi mevcut değildir. Ancak yaşı küçük olduğu için babası Molla Abdullah ve amcası Molla Abdülmecid Nursi ile beraber hareket ettiği kanaatindeyiz. Eğitim hayatına gelince Bediüzzaman Said Nursi’nin çok defa hakkında “hem biraderzadem hem manevî evladım hem en fedakâr talebem hem en cesur bir arkadaşım olan merhum Abdurrahman”5 şeklinde ifadeler kullanması, onun Üstad’tan ders aldığını açıkça göstermektedir. Buna binaen Abdurrahman Nursi’nin Elifba ve Kur’an-ı Kerim gibi eğitiminin ilk kademe bölümünü babası Molla Abdullah Nursi’den ders aldığını tahmin ediyoruz. Daha sonra da amcası Abdülmecid Nursi ile Van’a gidip Horhor Medresesinde Bediüzzaman’dan ders aldığı kanaatindeyiz.

Abdurrahman Nursi’nin Türkçe resmi okullarda okuyup okumadığını tespit edemiyoruz. Ancak İstanbul’a geldiğinde Bediüzzaman’a hem kâtiplik, hem vekil harçlık (mali sorumlu), hem kitapların basımı ve dağıtımını yapması, gazete ve dergilerde yazı ve şiirler yazması, onun önceden Türkçe eğitim aldığını göstermektedir. Bunu yine ya Horhor’da ders almıştır veya Bitlis’in işgalinden sonra göç etmek zorunda oldukları Şam’da ders almıştır. Bu eğitim resmi okullarda olabileceği gibi, özel hocalardan ders şeklinde de olabilir. Bir diğer ihtimal çok zeki “ve bir deha-i nurani sahibi olmak”6 cihetiyle kendi kendine de öğrenmiş olabilir. Abdurrahman Nursi, İstanbul’da amcası Üstad ile beraberken hızlandırılmış bir eğitim de almış olabilir. Allah’u A’lem.

Abdurrahman Nursi’nin İstanbul’a gitmesi ise Bediüzzaman’ın 18 Haziran 1918’de Rusya’dan firar edip İstanbul’a varması tarihinden sonradır. Bediüzzaman’ın İstanbul’a dönüş haberi 16 Ramazan 1336, 25 Haziran 1334-1918 tarihli Tanin Gazetesinde Muvâsalat Kürdistan ulemâsından olup, talebesiyle berâber Kafkas cephesinde muhârebeye iştirak eylemiş ve Ruslar’a esir düşmüş olan Bedîüzzamân Sa’îd-i Kürdî Efendi âhiren şehrimize muvâsalat eylemiştir.” şeklinde ilan edilmiştir.7

Bediüzzaman, esaret dönüşü İstanbul’a geldikten kısa bir zaman sonra, o da İstanbul’a gelerek Bediüzzaman’ın hizmetine girer. Bu sıralarda on altı yaşındadır. Bu davet büyük ihtimalle Bediüzzaman tarafından yapılmıştır.8 Abdülkadir Badıllı Ağabey Abdurrahman’ın İstanbul’a gelmesini şu şekilde açıklar: “Bediüzzaman Said-i Kürdî Hazretleri esaretten firar edip İstanbul'a dönüşünü, o günki gazetelerin........

© Risale Haber