Yine Erzurum bypass
Dün Erzurum’da iki ayrı ama birbirine değen toplantı vardı. Biri Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin basın toplantısı, diğeri Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin bölge ihracatçılarıyla buluştuğu program. Aynı gün Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum şubesi de açıldı.
Her iki ortamda da gündem ekonomi ve hayat pahalılığı oldu. Ama bu kez sadece iç meseleler değil, dışarıdan gelen bir savaşın gölgesi de masadaydı.
Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırı Hürmüz Boğazı’nı tehdit eder hale gelince dünya birden enerji krizinin eşiğine geldi. Petrol ve doğalgaz akışındaki belirsizlik, akaryakıt fiyatlarını zirveye taşıdı. Bu yükseliş, zaten kırılgan olan ekonomileri daha da sarstı.
Avrupa’da tasarruf ön plana çıkarken, bizde alım gücü düşük olduğu için enflasyon daha sert vuruyor. “Kalın incelene kadar incenin canı çıkar” sözü tam da Türk iş dünyasının ve esnafının bugünkü halini özetliyor.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bunu açık yüreklilikle dile getirdi. Türkiye’nin bir toparlanma sürecinde olduğunu, ancak bölgesel savaşın enerji maliyetlerini patlattığını söyleyen Destici, cari açığımızın hala devam ettiğini, israfın ve gereksiz harcamaların sorunu büyüttüğünü belirtti. Asgari ücretlileri ve emeklileri özellikle ayırarak konuştu; çünkü onlar zaten en kırılgan kesim.
En çarpıcı tespiti ise finansmana erişim konusunda oldu. Destici, hükümetin çıkardığı KGF ve nefes kredilerinin büyük kısmının bankalar tarafından kendi mevcut borçlarını tahsil etmek için kullanıldığını anlattı. “Bankalar yüksek faize bile razı olan sanayiciye, ihracatçıya ve KOBİ’ye kredi veremiyor” diyen BBP Lideri, Maliye Bakanlığı’nın bu konuda bankalarla masaya oturup somut bir çözüm üretmesi gerektiğini vurguladı.
İş dünyasının sesi ise daha iç yakıcı. İhracat rakamları artıyor ama kazanç düşüyor. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) geçen yıl 3 milyar dolar civarında bir ihracat gerçekleştirmiş. 17 ile hizmet veren, 6 ülkeye komşu bir bölge için bu rakam oldukça mütevazı. Sanayileşme yetersiz kaldığı için ihracat da sınırlı kalıyor. TİM yetkilileri Erzurum’u “bölgenin incilerinden biri” olarak nitelendirip yatırım çağrısı yaptı. Haklılar, doğu potansiyeli yüksek ama hala yeterince değerlendirilemeyen bir coğrafya.
Türkiye’nin ihracat tablosuna bakınca son yıllarda çarpıcı değişimler görülüyor. Bir dönem devlet desteğiyle ayakta tutulan tekstil sektörü ligden düşmüş durumda. Buna karşılık otomotiv ve savunma sanayi ön plana çıkmış. Bu değişimi iyi okumak lazım.Erzurum 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde arsa tahsisi yapanlar, Valilik, Ticaret Odası ve belediye yetkilileri bu tabloyu masaya yatırmalı.
Ne yazık ki o önemli toplantılarda bu kurumların temsilcileri pek görünmedi. Sadece banka şubesi açılışına uğramışlar! Halbuki mesele, sadece şube açmak değil o şubeden gerçek manada kredi akışının sağlanması.
Sanayici, ihracatçı, KOBİ ve esnaf aynı gemide. Maliyetler artıyor, finansman tıkanıyor, savaşın yarattığı belirsizlik üstüne tuz biber oluyor. İnsanları, ailelerini geçindirmeye çalışan bu kesimler, artık “dayanacak gücümüz kalmadı” diyor. Bu sadece rakam meselesi değil, insan meselesi. Emekli, asgari ücretli, küçük esnaf… Hepsi aynı enflasyon ateşinde yanıyor.
Erzurum’dan yükselen ses, aslında bütün Türkiye’ye bir uyarı niteliğinde. Savaşın gölgesinde ekonomi daha da zorlaşacak. Bankalarla maliyenin el ele verip gerçekçi çözümler üretmesi, yatırımın doğuya da yayılması, desteklerin ihtiyaç duyulan sektörlere yönelmesi gerekiyor. Aksi takdirde “incenin canı” çıkmaya devam edecek.
Bu yazıyı kaleme aldığımda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kobiler için yeşil dönüşüm destek proğramı kapsamında 7,5 milyon faizsiz geri ödemeli 6 ay ödemesiz 30 ay vadeli destek pakati açıkladı.
10 il bu paketten yararlanacak ama Erzurum içinde yok!
Kalkınma Ajansları üzerinden yapılan planlama da Fırat Kalkınma Ajansı’nın sorumluluğunda. Bingöl, Malatya ve Tunceli var, Erzurum yok!
Şaşırdık mı? Hiç şaşırmadık.
Kim üstüne alınırsa alınsın artık tek bir gerçek var oda bu kentin tek bir lobisi yok!
STK’lar zayıf,siyaset bildiğiniz gibi...
Bu şehir yatırım değil kişi konuştukça geldiğimiz şu noktayı daha çok ararız.
Bir gazeteci olarak çok merak ediyorum. Bu durumdan hiç rahatsız olmuyor mu? Bu durumdan sorumlu olanlar...
Bu şehrin nasıl bir kusuru var ki bu kadar görünmez ve göz ardı ediliyor…
