Köprüden son çıkış mı?
Bu şehirde yaşayanlar olarak henüz farkında değiliz ama tüm veriler şunu söylüyor: Önümüzdeki on yılda Erzurum, ya büyük bir ticaret merkezine dönüşecek, ya da tarihi bir fırsatı ıskalayacak!
Üstelik bu dönüşüm, sanıldığı gibi özel projelerle, masa başı planlarla olacak bir şey değil. Erzurum’u ayağa kaldıracak olan şey, bizzat kendi coğrafyası.
Uzun süredir anlatıyoruz ama bir kez daha altını çizelim…
Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını geri almasının ardından gündeme gelen ve artık tamamlanma aşamasına olan Zengezur Koridoru. Türkiye’nin son yıllardaki en kritik jeoekonomik hamlesi ABD, İsrail ve İran çatışmaları ile daha da önem kazandı. Kafkasya’dan Karadeniz’e uzanan bu hat, sadece bir ulaşım projesi değil, şehirlerin kaderini yeniden yazacak bir ticaret omurgası haline geldi.
Orta Asya’dan çıkan yükler kesintisiz şekilde Anadolu’ya ulaşacak. Doğu Anadolu’yu kat eden bu hat, Karadeniz’e inecek ve İyidere’de kurulan lojistik liman üzerinden Avrupa’ya aktarılacak. Yani Türkiye artık sadece bir köprü olmayacak, doğu ile batı arasında bir ticaret merkezi haline gelecek.İşte tam bu noktada karşımıza bir şehir çıkıyor;
Bu şehir, haritada sıradan bir geçiş noktası değil. Doğu-batı ve kuzey-güney hatlarının kesiştiği kritik bir merkez. Doğru hamlelerle Erzurum, sadece üzerinden yük geçen bir şehir olmaz yükün toplandığı, dağıtıldığı ve işlendiği bir lojistik üs haline gelebilir.
Ama mesele tam da burada başlıyor. Eğer Erzurum, lojistik altyapısını güçlendirmez, demiryolu bağlantılarını geliştirmez ve limana ulaşacak tünel projelerini tamamlayıp yatırımcıyı çekecek adımlar atmazsa, bu hat başka şehirlere yarar.
Ve Erzurum bir kez daha kenardan izleyen olur!
Zengezur Koridoru ile İyidere Limanı birlikte düşünüldüğünde tablo aslında çok net. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ile birlikte değerlendirilir ise krizin fırsata çevrilmesi çok mümkün. Türkiye yeni bir ticaret omurgası kuruyor. Doğu Anadolu için ise yeni bir ekonomik sayfa açılıyor.
Peki Erzurum bu sayfada nerede olacak? Merkezde mi, yoksa dipnotta mı? Bugün gerçeklerle yüzleşelim. Erzurum, tarih boyunca önemli ticaret yollarının üzerinde yer aldı. Ama bugün geldiğimiz noktada, ticari hacmi potansiyelinin çok gerisinde.
Veriler açık, şehrin yıllık dış ticaret hacmi 120–150 milyon dolar bandında.Ve bunun önemli kısmı ithalat. Yani Erzurum üreten değil, daha çok tüketen bir ekonomik yapıya sahip. İhracat sınırlı, katma değer düşük, sanayi zayıf!
Bu tablo, coğrafyanın sunduğu avantaja rağmen fırsatın değerlendirilemediğini gösteriyor. Oysa gerçek şu:
Erzurum, Kafkasya’ya yakın. Orta Asya’ya yakın. Karadeniz hattına yakın.
Yani aslında ticaretin tam ortasında.Zengezur Koridoru ve Karadeniz’e açılan lojistik projeler devreye girdiğinde, bu şehir isterse sıçrama yapar. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Türkiye’nin tüm yatırım hamlelerini izleyen birçok uzman gibi Mavi Vatan doktrininin mimarı Müstafi Amiral Prof. Dr. Cihat Yaycı da gittiği tüm illerde bu konuyu yüksek sesle haykırıyor, “Geleceğin stratejik ili Erzurum’dur. Erzurum’a özel çalışılmalıdır. Hatta Hürmüz Boğazı’nın alternatifi Karadeniz ve Zengezur” diyor.
Yani önümüzde köprüden son çıkış var, ama istersek!
Çünkü belirleyici olan şey coğrafya ile birlikte irade olacak. Eğer üretim artarsa, lojistik altyapı güçlenirse, ihracat odaklı yatırımlar desteklenirse, Erzurum bugünkü hacmini katlar ve bölgesel bir ticaret merkezine dönüşür. Bunlar yapılmaz ise o zaman Erzurum, üzerinden milyarlar geçen bir hattın kenarında duran bir şehir olarak kalır.
Kısacası mesele çok net:
Bu şehir ya bu dönüşümün merkezinde olacak… Ya da yine fırsatı kaçıran şehirler listesine eklenecek.
