Her Gün İnsan Kalabilmek |
Toplumsal çürüme nedir diye sorarsanız… Erzurum’da Adalet Sarayı’na yaka paça getirilen bir valiye bakın. Devletin makamını, kendi ailesinin kalkanına çeviren bir zihniyete bakın.
Sonra dönüp aşağıya bakın… Okullarda büyüyen şiddete, sokakta savrulan gençlere, hiçbir hedefi olmayan bir nesle bakın. Evinde odasına kapanan, ailesiyle aynı sofraya oturamayan çocuklara bakın.
Ve en acısı… Bu çocukları yetiştiren ailelere bakın.
Evet, mesele sadece sistem değil. Aile de bu çürümenin tam ortasında.
Çocuğunun karakterini değil, sadece karnesini önemseyen; “iyi insan mı?” sorusunu sormadan “iyi okul kazandı” diye övünen bir anlayış var. Vicdanı değil, başarıyı kutsayan, ahlakı değil, sonucu ölçen bir ebeveynlik biçimi…
Çocuğunu tanımayan, onunla konuşmayan, ama onun adına karar veren aileler… Sevgi yerine baskı, rehberlik yerine........