Belki de öyledir! |
Hep yaş almışlar, yaşça küçüklerine hayat dersi vermez ya...
Bir yetişkinin de bir çocuktan hayat dersi alabileceğini kanıtlayan harika bir metin okudum. İnternette şu sıralar ‘en çok okunanlar arasında’. Trend yani. Aynı interneti alt üst ettim ama kaynağını, daha doğrusu esas anlatıcıyı, yazarı ne yazık ki bulamadım.
Bilen varsa, kaynak da göstererek [email protected]’a yazsın lütfen; memnuniyetle bu köşeden duyururum.
Şimdi: Önce kısa alıntı; sonra benim, sizin, bizim hayatımıza bir iki gönderme.
‘Belki de olay varsaydığımız gibi değildir!’ diyebileceğimiz durumlar üzerine...
Otuzlu yaşlarında isimsiz bir kahraman...
"Sanırım ben, nezaketle ilgili en büyük hayat dersini henüz yedi yaşındaki çocuğumdan aldım.
Geçen gün, akşam trafiğinde çok yavaş giden bir aracın arkasında takıldık. Gayriihtiyari ‘Neden böyle sürüyor bu?!’ diye söylendim. Kızgınlıkla tabii. Arka koltuktan oğlum gayet sakin bir şekilde dedi ki:
‘Belki de Japon balığını koruyordur anne, onun suyunu dökmek istemiyordur.’
Duraksadım. Japon balığı mı? Ne yani?..
Ama sonra düşündüm. Belki de gerçekten öyledir.
Oğluma döndüm ve sordum:
‘Sence başka ne olabilir?’
‘Belki de en sevdiği dondurmayı yiyordur ve dökmemeye çalışıyordur.’
‘Evet!’ diye bağırdı heyecanla.
‘Bir fikrim var, hadi bir oyun oynayalım. ‘Belki de öyledir’ oyunu.’ Birini bizim anlam veremediğimiz........