Okuma Kültürü mü Alışkanlığı mı?
İnsan alışkanlıklarının toplamıdır. Günlük hayatımızı alışkanlıklarımız yönlendirmekte, bize bir yön belirlemektedir.
İnsan kelimesinin kökü Arapça üns, kelimesinden gelmektedir. Bu kelimenin kök anlamında alışkanlık, samimiyet vardır. İnsan bireysel tavırdan ziyade toplumsal yaşama muhtaçtır, bu da var olan sisteme ayak uydurmasını mecburî bir duruma dönüştürmüştür. Kendi isteği ile bu durumu benimsediği için ona samimi olma anlamı yüklenmiştir.
Alışkanlıklar akıl ve şehvet çatışmasından çıkar. Akıl iradeyle; şehvet ise istek (nefis) ile uyumluluk gösterir. Kişinin bu iki yol üzerinden tercihini yapması aklının ve arzusunun çatışmasını doğurur. Aklını tercih edenler iradesine, arzusunu tercih edenler gönlüne alan açar. Bu da iyi ve kötü alışkanlıkların insanda belirlenmesine zemin oluşturur.
Toplum bu arada devreye girerek kişinin tercihlerinde etkili olur. Eğer bir eylem bir toplumda yaygın hâlde bulunmuyorsa, kişinin o eylemi yapma ihtimali daha düşük olur. Eylemin yaygınlığı ise bunun kültüre dönüşmesini sağlar.
Alışkanlıklar zihin ile belleğin sınırlı bir alanda birbirleri ile paslaşmalarından meydana gelmektedir. İnsan vücudunun her bir azası beyin ile kısa bir irtibattan sonra alıştığı eylemi rutin bir şekilde ve devamlı olarak yapmak istemektedir. Bu alışkanlık yerine getirilirken beyin ile eylem arasındaki ilişki sadece küçük bir sinyalden ibaret........
