menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

EĞİTİM VE TÜKETİM

9 0
18.05.2026

         Kıymetli okuyucular, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de değişik sorunlar her zaman olmuştur. Sorunsuz bir ülke olması değişimin gerçekleri ile de bağdaşmaz. Çünkü değişen ve gelişen bir süreçte mutlaka sorunlar ortaya çıkar. Önemli olan bu sorunlara nasıl bakıldığı, nasıl önlemler alındığı ve tüm uygulamaların zamanlamasının doğru yapılıp yapılmadığıdır. Değerlendirilmesi gereken çok sayıda başlık vardır. Ancak yazının kapsamı gereği sadece konu Eğitim ve Tüketim anlayışının toplum veya ülke açısından önemi vurgulanmaya çalışılmaktadır. Ayrıca, Dünya iktisadi dengesizliği de kısaca değerlendirilmektedir.

Eğitim ile başlayalım. Bilimsel kabul şu şekildedir. Öğrenme üç unsura bağlıdır. Bunlar; zekâ, yetenek ve motivasyondur (dürtü). Tüm devletler veya toplumlarda zekâ ve yetenek ortalaması eşittir. Ülkeler arasında eğitim ile kalkınma hızını veya kalkınmışlık farkını ortaya çıkaran motivasyondur. Motivasyon ile eğitim sisteminin çağın gereklerine uygunluğu, eğitime ayrılan kaynaklar, toplumun veya ailelerin eğitime açıklığı, eğitim sisteminde teknolojinin yeri, öğretmenlerin durumu gibi her konu ele alınmaktadır.

Dünya sistemini biraz incelediğinizde şunu görüyorsunuz; günümüzün gelişmiş ülkeleri eğitime daha çok kaynak ayırmakta, öğretmenlerin durumu (sosyo-ekonomik ve psikolojik durumları) daha iyi ve teknolojiyi kullanmaya ve icada daha açık bir yapı mevcuttur. Örneğin, ülkemizde Gayri Safi Yurtiçi Hasıladan (GSYH) eğitime ayrılan pay yaklaşık %5’tir. Bu oran OECD ortalamasının altındadır. Etkili olacağını düşündüğümüz eğitim modeli şudur: “Okuyan-Düşünen-Tartışan-Üreten İnsan Yetiştiren Eğitim”.  Bu model etkinleştirilebilir ve........

© Pusula Gazetesi