MANEVİ KÖPRÜDEN SOSYAL UÇURUMA…

Şehri, insanları, sofraları, cami cemaatini, hayatın akışını olumlu yönde değiştirmesi gereken ramazan ayında akşam ezanı zenginin de, fakirin de evinden duyulur fakat birine zevk, haz ve yemekten, içmekten tatmin olmuş nefisler, diğerinin yüreğine acı ve midesine açlık dolu iki ayrı tecrübe bırakır.

Zenginler, makam sahipleri, siyasetçiler için oruç geçici bir mahrumiyet deneyimidir. Gün boyu süren açlık, akşamında ziyafetle sonlanacağını bilmenin verdiği güvenle yaşanır ve Ali Şeriati’nin "Senin orucun, yemek vakitlerini değiştirmekten ibarettir" sözünü doğrularcasına çeşit çeşit yemeklerle, tatlılarla, içeceklerle taçlanan sofraların heyecanı, iftar sofrasındaki zevkin ve hazzın beklentisiyle oruçlar tutulur.

Ramazan ayı ise amacından saparak gösterişli davetler, ilahiler, şarkılar, türküler eşliğinde israf içindeki zengin sofralarda, lüks mekânlarda bir araya gelinen sosyal etkinlik günleri haline gelmiştir. Bu durumda orucun özünde olması gereken tevazu ve açlık, yerini iftar sofrası için görkemli ziyafet hazırlıklarına bıraktığında, ibadet yerini........

© Pusula Gazetesi