menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayramın asıl lezzeti...

16 0
16.03.2026

Hayatımızda artık hiçbir şey eskisi kadar lezzet vermiyor… Yediğimiz gıdalardan kullandığımız eşyalara kadar… Günlük yaşamın hemen her alanında bir gri ton hakim.

Komşuyla olan diyaloglar, iş arkadaşlıkları… Fark etmiyor; hemen hepsinde o eski samimiyet yok.

Bir zamanlar kapılar kilitlenmeden uyunurdu. Mahallede herkes birbirini tanır, birinin derdi diğerinin derdi olurdu. Şimdi aynı apartmanda yıllarca oturup da komşusunun adını bilmeyen insanlar var.

Kültür desen; el kadar bir cep telefonu çoğunu yerle bir etti. Eskiden hafızamızda taşıdığımız hatıralar, gelenekler, sözler… Hepsi yavaş yavaş silindi. Şimdi ise teknoloji çağında, yapay zekalarla yeniden kodlanan bir dünyanın içindeyiz.

Ramazan’ın son günlerini yaşıyoruz. Bir zamanlar “Nerede o eski Ramazanlar?” diye başlayan sohbetler olurdu. Şimdi o sohbetleri bile özler hale geldik.

Mahallelerde iftar davetleri yapılır, sofralar paylaşılırdı. Davul sesiyle uyanılan sahurların ayrı bir bereketi vardı. Çocuklar için Ramazan mahya ışıkları, kalabalık çarşılar ve bayramlık heyecanı demekti. Bugün ise her yeni yıl bir öncekinden biraz daha gri…

Nerede o bayram hazırlıkları? Evlerde günler öncesinden başlayan temizlikler… Mutfağı saran tatlı kokuları… Çocukların bayramlıklarını yatağının başucuna koyarak uyuduğu o heyecan…

Şimdilerde bayramlar çoğu zaman “ara tatil” olarak görülüyor. Kültür, töre, gelenek… Birçok kişi için artık ikinci planda.

“Bayram tatili kaç gün?” sorusu, “Bayramda kimleri ziyaret edeceğiz?” sorusunun önüne geçmiş durumda.

Hele bir de hafta sonu ile birleşirse… Valizler hazırlanıyor, yollar tutuluyor. Ama geride bırakılan şey çoğu zaman bayramın ruhu oluyor.

Belki de mesele, eski Ramazanların ve bayramların gerçekten değişmesi değil… Bizim onları yaşayış biçimimizin değişmesi.

Çünkü bayramın tadı ne takvimde ne de tatil planlarında saklıdır. Bayramın asıl lezzeti paylaşmakta, hatırlamakta ve hatırlanmaktadır.

Ve belki de o eski günleri yeniden bulmanın yolu, Onları yeniden yaşamaya karar vermekten geçiyordur.


© Pusula Gazetesi