"Türkiye'nin Elindeki Kartlar" |
Türkiye'nin müzakere gücünün temelinde dört yapısal koz yatıyor. Bunların hiçbiri Türkiye'nin üretemeyeceği, satın alamayacağı ya da geliştiremeyeceği şeyler. Bunlar tarih ve coğrafyanın armağanları. Yani, “Anan seni Kadir gecesi mi doğurmuş be Türkiye” yerini bulmuş.
Birinci koz Boğazlar. Montrö Sözleşmesi, Türkiye'ye Karadeniz ile Akdeniz arasındaki tek geçiş noktasının kontrolünü veriyor. 2022'de bu koz bir kez daha işletildi. Rusya'nın savaş gemileri geçemedi. Ama bu kozun sınırı var: Montrö, savaş halindeki tarafların gemilerini durdurma yetkisi veriyor; barış zamanında geçiş serbesttir. Türkiye bu dengeyi her zaman hassasiyetle yönetmek zorunda.
İkinci koz transit koridorlar. BTC, TANAP, Kerkük-Ceyhan, Türk Akımı, TAP Türkiye dünyanın en büyük boru hattı kavşaklarından biri. Bu altyapı, 1957'de Standard Oil'in hayalini kurduğu şeyin gerçekleşmiş halidir. Ama buradaki kritik ayrıntı şu: Türkiye bu altyapının mülkiyetini çoğunlukla elinde tutmuyor. Büyük oranlarda uluslararası şirketler işletiyor. Bu da Türkiye'nin transit ücret almasını sağlıyor ama fiyatlandırma ve güzergâh kararlarında söz hakkını sınırlıyor.
Üçüncü koz........