menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Âkif'i Ölmeden Öldürmek: İstiklal Marşı'nı değiştirme teşebbüsü-2

21 0
25.03.2026

İstiklal Marşını ilk değiştirme teşebbüsü 1925 yılında başlar. Ardından birkaç teşebbüs daha yaşanır ama hiçbiri şükürler olsun başarılı olamaz. İstiklal ve beka şairi Mehmet Akif Ersoy’un Türk Milletine “Korkma” diye başladığı, milletin ruhuna işlemiş İstiklal Marşı adeta İlahi bir güç tarafından korunur.

“Hâkimiyet-i Milliye başta olmak üzere Cumhuriyet ve İkdâm gibi gazetelerde millî marş müsabakası ilânları çıkar; Türk şairleri millî marş müsabakasına davet edilir. Bu ve benzeri gerekçelerle millî marş müsabakası açılınca bol “Türk” vurgulu şiirlerle müsabakaya katılanlar olur.

Enis Behiç Koryürek, Ali Rıdvan Unar, Nutkullah Bey, Yahya Saim Ozanoğlu ve İzmirli İsmail Hakkı Bıçakçızade gibi isimler bunlardan bazılarıdır.

Hâkimiyet-i Milliye’nin, 13 Kasım 1925’te, memnuniyet verici bir gelişme olarak duyurduğu Millî Marş Müsabakası ilânı şu şekildedir:

“Maarif Vekaleti’nin Bir Müsabakası Memnuniyetle öğrendiğimize göre Maarif Vekâletimiz meşkûr faaliyet eseri olarak millî marş güftesinin tanzimi için bir müsabaka açmağı kararlaştırmıştır. Vekâletin bu husustaki ta‘miminde denilmektedir ki: 'Güftenin vakarlı, ümit saçıcı, ruhu yükseltici olması şarttır. Açık bir Türkçe ile veciz surette Türklüğün varlığını, büyük mazisini ve daha büyük istikbalini ifade etmelidir. Güftenin muhtasar olması da bir meziyet teşkil eder. Müsabakayı kazanan esere hars masrafından beş yüz lira mükâfat-ı nakdiye ile bir Maarif madalyası, ikinciye yüz lira mükâfat ile takdirname verilecektir. Kaleme alınacak eserlerin 1342 Kânunusani nihayetinde Maarif Vekâletine gönderilmesi lazımdır. Millî marşın güfte ve bestesi meclis-i alinin tasdikine iktiran ettikten sonra resmiyet kesbedecektir.

Akif Bey’in İstiklâl Marşı büyük mücadelelerimizin kutsî bir hatırası olarak saklanacak ve millî marş yanında İstiklâl Marşı unvanıyla merasimde söylenecektir.'”

Maarif Vekâletine Hars [Kültür] Müdürü Hamit Zübeyir [Koşay, 1897-1984] imzasıyla ve 5 Kasım 1925 tarihinde gönderilen bir yazıda, 29 Haziran tarihli Maarif Vekâleti Müdürler Encümeninin kararına vurgu yapılmakta ve “Millî Marş güftesi Âkif Bey’in manzumesi olmayacaksa besteden evvel güftesinin bir müsabaka usulüyle yahut şairlere hususî müracaatla temini mecburiyeti karşısındayız” denilir. Hamit Zübeyir’in bu yazısı, 7 Kasım’da Maarif Vekâleti Vekili ve Dâhiliye Vekili Mehmet Cemil [Uybadın, 1880-1957] tarafından imzalanır ve “Müsabaka açılarak yeni bir Millî Marş güftesi intihabı ve müsabaka masrafının Hars tahsisatından verilmesi muvafıktır” denilir. 10 Kasım’da Maarif Vekâleti Vekili Mehmet Cemil imzalı ve “Millî Marş güftesini tespit için müsabaka" başlıklı bilumum şair ve gazetelere yönelik hazırlanan duyuru metni, 13 Kasım’da Hâkimiyet-i Milliye başta olmak üzere Cumhuriyet ve İkdâm gibi gazetelerde “Millî Marş” başlığıyla yayınlanır.

Yeni millî marşın gerekçeleri aslında Âkif’in medeniyet tasavvurunun “makbul” telakki edilmediğinin de bir göstergesidir. Nitekim Âkif’in İstiklâl Marşı’ndaki “medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” gibi ifadeleri kıylükale (dedikodu, boş söz) sebep görülür.”

Bir hatıra olarak saklayacaklarmış, “Lütfetmişler”

“Âkif’in şiiri “Türklüğe sembol olacak bir marşta Türk kelimesi bir defa olarak geçmez” denilerek de eleştirilir. Ancak İstiklâl Marşı’nın Millî Mücadele döneminin bir hatırası olarak saklanması da istenir. Marş müsabakası ilânına başvuru süresi 1926 yılının Ocak ayının sonuna kadardır. Hatta başvurunun azlığından olsa gerek başvuru müddeti bir ay da uzatılır. Nitekim Giresun Mebusu Hakkı Tarık [Us, 1889-1956] Bey, TBMM’deki bir konuşmasında millî marş müsabakasına başvuru süresinin bir ay daha devam edeceğini belirttikten sonra “İyi bir millî marş yazılmış mıdır, yazıldı ise kabul edilmiş midir?” diye sormakta, “yazılmış ise bile arz edeyim bunu bu memlekette besteleyecek sanatkâr yoktur” der.” (Kaynak: Doç. Dr. Hasan Ali Polat)


© Pusula Gazetesi