menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR KUPON, BİN HAYAL

10 27
01.01.2026

Bahis ekonomisinin bireysel ve toplumsal bedeli

Bir kupon, çoğu zaman masum bir kağıt parçası gibi görünür. Üzerinde birkaç maç, birkaç oran, birkaç ihtimal vardır. Ama o küçük kuponun arkasında çoğu zaman bin hayal taşınır. Daha doğrusu, taşınmasına izin verilir. Çünkü bahis artık bir oyun değil; umut üzerinden işleyen büyük bir ekonomidir.

Bugün bahis, rastgele oynanan bir şans oyunu olmaktan çoktan çıktı. Algoritmalarla yönetilen, reklamlarla beslenen, insan psikolojisini iyi tanıyan küresel bir sistem haline geldi. Kazananın çoğu zaman birey değil, düzenin kendisi olduğu bir yapıdan söz ediyoruz. Bu yapı, insanlara para değil; “bir gün kurtulma” hissi satar.

Bahis ekonomisinin asıl hedefi, cebinizdeki son para değildir. Asıl hedef, emeğe olan inancınızdır. Çünkü çalışan, sabreden, üreten bir insan; “bir kuponla hayatım değişir” fikrine kolay kolay tutunmaz. Ama belirsizlik arttıkça, geçim zorlaştıkça, gelecek sislenmeye başladıkça; kuponlar çoğalır, oranlar cazipleşir, “bu sefer olacak” cümlesi daha sık kurulur.

Burada satılan şey zenginlik değildir. Satılan şey, çalışmadan kurtuluş hayalidir. Ve bu hayal, özellikle dar gelirli kesimde daha güçlü yankı bulur. Çünkü ekonomik baskı altındaki insan, kaybettiğini telafi etmek ister. Bahis, tam da bu duygunun üzerine inşa edilir: “Bir kez kazanırsam her şey düzelir.”

Oysa beyin böyle çalışmaz. Bahis davranışı, beyinde güçlü bir ödül döngüsünü tetikler. Kazanma ihtimali, gerçek kazançtan daha uyarıcı ve daha heyecanlıdır. Kaybedilen her kupondan sonra “bir sonrakinde” düşüncesi belirir. Bu, rasyonel bir hesap değil; nöropsikolojik bir yanılsamadır. İnsan çoğu zaman parayı değil, kaybettiği umudu telafi etmeye çalışır.

Bahis bağımlılığı bu yüzden tehlikelidir. Alkol ya da madde kullanımından farklı olarak, “mantıklıymış gibi” görünür. Sayılar vardır, istatistikler vardır, oranlar vardır. Kişi kendini kontrol ettiğini........

© Pusula Gazetesi