OLİMPİYAT TASARIMCILARININ KIŞ UYKUSU

Değerli okurlarım hepimiz Kış Olimpiyatları’nda gururlandık. Canla başla başarı sergileyen göğsümüzü kabartan tüm sporcuları yürekten kutluyorum. Ben bugün başka bir perspektiften hepinizin içerlediği bir konuyu köşeme taşımak istedim. Olimpiyat Oyunları, sadece fiziksel bir rekabet alanı değildir aynı zamanda ülkelerin kültürel sermayelerini, teknolojik kapasitelerini ve belki de en önemlisi vizyonlarını sergiledikleri küresel bir podyumdur. Açılış törenindeki o birkaç dakikalık geçiş, bir ülkenin dünyaya kim olduğunu ve kendini nasıl gördüğünü gösterme şeklidir. Kıymetli okurum, Kış Olimpiyatları’nda tasarımcıların bu soruya verdiği cevap kanımca rüküşlük ve karmaşadan ibaretti ve tüm dünya ile birlikte hepimiz bunu gördük. Türkiye olarak her fırsatta dünyanın en büyük tekstil üreticilerinden biri olduğumuzla övünüyoruz, ve nitekim öyleyiz de! Avrupa’nın dev markalarına üretim yapan, moda haftaları düzenleyen, binlerce tasarımcı yetiştiren bir ülkenin, topu topu bir avuç sporcuyu giydirirken bu kadar basiret bağlanması tam anlamıyla bir trajikomedi değil mi? Sporcularımızın üzerine geçirilen o kıyafetler, ne modern bir sporcu kimliğini yansıtıyordu ne de köklü kültürel mirasımızdan gelen asil bir dokunuşu. Keşke........

© Pusula Gazetesi