ÖNCESİ VE SONRASI
Yılgın bakışların ardında kuru bir sızı
Atsan atılmaz satsan satılmaz alın yazısı
Dönen bir yuvarlakta yoksunluk tarlası
Değil mi ki gündüzün gözü yok, gece kör
Karanlık neymiş, siyah ne renkmiş, düş de gör
Haylaz yaz akşamlarını bölen yürek yarası
Helâl ekmeğin köşesi, bir baş soğan, bir yudum su
Bastırmaya yeterliydi karın uğultusunu
Görecenin koynundaki zaman dilimi
Dindirmeliydi bütün saatlerin iniltilerini
Öğretilmiş, eğitilmiş, ezber edilmiş korku
İnancın, çeliği delen metafizik oku
Daha kaç bin yıl sürecek bu sürgün
Top üstünde deney fareleri gibi koşuşturma
Yetişir, çatılardan sarkan buzların, ucundan damlama
İnsan sisteminin meme uçlarındaki kıl
Tiksindiriyor bebekleri emmekten
Çocukların umudunu kırıyor gelecekten
Şu mızrak gibi binaların maksadı gökyüzünü delmek mi
Kusar gibi öksüren, tıksıran sanayi devriminin
Suyu, toprağı, saadeti ve emeği
Hatta kutsala dair ne varsa zehirlemek mi
İlimin bilgeliğine erişmek, törpü üzerinde güreşmeye benzer
Dökük dişler, incelen dudaklar, solgun gözler
Freni patlak kamyon........
