menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cephe Hattı Genişlerken: Irak

20 0
03.03.2026

Cephe Hattı Genişlerken: Irak

Cephe Hattı Genişlerken: Irak

ABD-İsrail saldırılarının ardından tırmanan bölgesel gerilim, Irak’ı çok boyutlu bir kırılganlığın eşiğine sürüklüyor. İran’a yakın milislerin sahaya inme ihtimali güvenlik riskini büyütürken, aylardır kurulamayan hükümet siyasi dayanıklılığı zayıflatıyor. Petrol gelirlerine bağımlı ekonomi ise olası bir Hürmüz senaryosunda ağır bir darbe alabilir. Irak için soru artık şu: Bu kriz atlatılabilir mi, yoksa ülke yeni bir vekil savaşın ana sahasına mı dönüşecek?

ABD ile İsrail’in İran’a dönük askeri hamlesi, bölgesel fay hatlarını harekete geçiren çok katmanlı bir kriz dalgası. Bu dalganın en kırılgan kıyısı ise hiç kuşkusuz Irak. Zira Irak, coğrafi konumu, İran’la iç içe geçmiş siyasi ve güvenlik mimarisi, ülkedeki Tahran yanlısı milis yapılanmaları ve ABD’nin askerî varlığı nedeniyle bu gerilimin dışında kalabilecek bir ülke değil. 

Saldırıların ardından tırmanan tansiyon, Irak’ın doğrudan ya da dolaylı biçimde savaşın parçası haline gelme ihtimalini her geçen gün artırıyor. Savaşın derinleşmesi ise Irak açısından hem güvenlik hem siyaset hem de ekonomi alanında korkunç bir maliyet üretebilir. Bu üç alan birbirinden bağımsız değil, aksine biri tetiklendiğinde diğerlerini de sürükleyen bir kırılganlık zinciri söz konusu. Bağdat’ın savaşı engelleyecek ödeyecek kapasitesi yok ancak bağımlı siyasetin, şiddet tekelini bütünüyle elinde bulunduramamanın ve alternatifsiz ekonominin yarattığı ders çıkararak pozisyon alması, payına düşecek maliyeti sınırlayabilir.

Milislerin Kontrolsüzlüğü Çatışmayı Besliyor

Savaş devam ederken Irak açısından en öncelikli tehlike elbette güvenlik riski ve milislerin savaşa tam angajmanı. Irak, İran’ın bölgesel etki alanının kritik bir parçası. Bu nedenle İran’a yönelik her askeri baskı, Irak sahasında dolaylı ya da doğrudan çatışma dinamiklerini tetikliyor. ABD’nin İran’ı çevreleme ve caydırma stratejisi ile İran’ın vekil güçler üzerinden alan tutma stratejisi en çok Irak topraklarında kesişiyor.

İran’ın vekil güç stratejisi Irak’ta halen güçlü ve kurumsallaşmış durumda. Irak’taki Şii milis güçlerin çatı yapılanması Haşdi Şaabi’nin bünyesinde İran’a yakınlığıyla bilinen on binlerce milis bulunuyor. Haşdi Şaabi yasal hüviyeti bulunan ve içerisinde onlarca farklı fraksiyonu barındıran bir milis gücü. Bünyesindeki 240 bin milis her ay devletten maaş alıyor ancak pek çoğu İran hesabına çalışıyor. Özellikle Ketaib Hizbullah gibi şahin yapılar, kriz dönemlerinde devreye sokulabilecek “gölge savaş” kapasitesine sahip. Bu gruplar son yıllarda drone ve kısa menzilli füze teknolojisinde belirgin bir kapasite geliştirdi. Geçmişte Körfez ülkelerinde enerji altyapılarını hedef alan saldırılarla adlarından söz ettirdiler. Son günlerde de Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) kontrolü altındaki bölgelere dönük saldırılar da bu kapasitenin halen aktif olduğunu gösteriyor. Öte yandan, Suudi Arabistan’ın ekonomisinin şah damarı Aramco’nun Ras Tanura kentindeki petrol rafinerisi vurulmasında da bu ağların izleri olabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Son günlerde Irak’ın pek çok vilayetinde İran destekli........

© Perspektif