İstihbarat Çağı Başlıyor
İstihbarat Çağı Başlıyor
İstihbarat Çağı Başlıyor
Batı, Washington’un kendisi için yazdığı güvenlik hikâyesine artık eskisi kadar güvenmiyor. Yanı başımızda bir “istihbarat kıtasının” temelleri atılıyor.
Avrupa’nın büyük şehirlerinde artık başka bir hayalet dolaşıyor. Berlin’de, Viyana’da, Tallinn’de, Londra’da, hatta daha uzakta; Ottawa’da ve Tokyo’da da. Çatırdamalar, aslında II. Dünya Savaşı’nın iskeletinden geliyor.
İkinci savaş sonrası Batı düzeni, malum, büyük ölçüde Amerikan ekonomik, askerî ve istihbari kapasitesinin omuzlarında yükselmişti. Avrupa uzun yıllar boyunca bitimsiz bir rahatlıkla bu güvenlik konforunun içinde yaşadı. Şimdi o konfor dağılıyor. ABD’nin Avrupa’yı eskisi kadar korumayabileceği, artık üçüncü dünyanın bir temennisi değil. Bu, Avrupa devletlerinin resmî güvenlik belgelerine de sızmış durumda. Berlin’de, Paris’te, Viyana’da, Helsinki’de aynı soru artık daha yüksek sesle soruluyor: “Amerika bir gün artık bizim için aynı riski almak istemezse ne olacak?”
Son aylarda Avrupa (ve hatta Asya) devletlerinin istihbarat sistemlerindeki reform girişimlerine bakınca da bunu görmek mümkün. Ukrayna savaşıyla başlayan sarsıntı Trump dönemiyle derinleşti. Avrupa devletleri ilk kez, Amerikan istihbaratına aşırı bağımlı olmanın stratejik bir zafiyet olabileceğini konuşmaya başladı. Başkasının gördüğü kadarını, o başkasının izin verdiği ölçüde görebilmenin yaratacağı sorunlar belki de daha fazla idrak edilmeye başlandı. Bu yüzden bu Avrupa güvenlik tarihinde bir dönüşümün arefesinde olabiliriz. Kısacası, yanıbaşımızda bir istihbarat kıtasının temelleri atılıyor.
Değişmek Zorunda Kalan Psikoloji
Almanya bu dönüşümün merkezinde. II. Dünya Savaşı sonrası Alman devleti bilinçli biçimde “çekingen güvenlik devleti” olarak tasarlanmıştı. Nazi geçmişi, Gestapo travması, Doğu’daki Stasi hafızası Alman toplumunun istihbarat kurumlarına daima şüpheyle yaklaşmasına neden oldu. Fakat konjonktür, Almanya toplumunun bu psikolojisini zorla değiştirmeye de aday. Ukrayna işgali, Avrupa’daki sabotajlar ve bu sabotajların devam edeceği beklentisi ve ardı arkası kesilmeyen siber operasyonlar Almanya’yı çok başka bir düzleme itti. Federal istihbarat servisi BND için hazırlanan reform paketleri, II. Dünya Savaşı sonrası tasarlanan Almanya ile istihbarat ve güvenlik bağlamında zihinsel bir kopuşa işaret ediyor.
BND için daha geniş yetkiler, mobil cihazlardan veri toplama imkânı ve daha geniş operasyonel müdahale kapasitesi konuşuluyor. Alman devleti........
