Bir Hikâyenin Kapağını Kim Yapar?
Bir Hikâyenin Kapağını Kim Yapar?
Bir Hikâyenin Kapağını Kim Yapar?
İnsan, kendi hikâyesini anlatmak için makinelerden yardım alabilir. Ama o hikâyenin insana ait olduğunu hatırlatan her şeyi makinelere bırakırsa, geriye anlatacak neyi kalır?
Bir kitabın kapağına bakarız, sonra kitabı açarız, bazen kapağı unutup hikâyenin içine gireriz. Bazen de kitabın kapağı, kitabın kendisinden daha fazla şey anlatmaya başlar.
Mustafa Kutlu’nun Bahtımın Yıldızı adlı yeni hikâye kitabının kapağı etrafında kopan tartışmada olduğu gibi. Beklendiği üzere Dergâh Yayınları’nın yayımladığı kitabın kapağının nasıl yapıldığı, birdenbire, kitabın ne anlattığından önemli hâle geldi.
Buna şaşırmalı mıyız?
Şaşırmamız gereken şey, yapay zekânın bir kitap kapağı yapabilmesi mi?
Ya da bir kitap kapağının yapay zekâ tarafından yapılmasının, edebiyatla kurduğumuz ilişki hakkında bu kadar çok şey söyleyebilmesi mi?
Bu sorular büyüyebilir çünkü burada sadece bir görsel yok. Bir isim var. Adı Mustafa Kutlu. Bir yayınevi var. Adı Dergâh. Bir de bu isimlerin temsil ettiği, yıllar içinde oluşmuş bir edebiyat anlayışı var. İnsan bu yüzden, bir ayrıntının üzerinde çokça durmak zorunda hissediyor.
Mustafa Kutlu’nun hikâyelerinde insan, büyük lafların ve iddiaların arasında kaybolmuş bir varlık değildir. Onun dünyasında küçük hayatlar vardır. İnsan denilen şey, çelişkileriyle, kendi dar hayatının içinde görünür. Bahtımın Yıldızı için yayınevinin verdiği bilgi de böyle bir dünyaya işaret ediyor. Edebiyatın eski ve bitmeyen meselesine. Yani insana…
Peki, böyle bir hikâyenin kapağını hazırlarken insan emeğinin yerini bir makinenin alması ne anlama geliyor? Bir kitap kapağının kitabın henüz okunmadan önce okuyucuya fısıldanan ilk cümle olduğunu kabul edersek, o cümleyi kimin kurduğu, nasıl kurduğu ve hangi estetik tercihlerle kurduğu da haliyle önemli oluyor.
Yapay zekânın sanat üretiminde kullanılmasını bir “felaket” olarak nitelendirmek doğru olmayabilir. Yeni teknolojiler, sanat araçlarını tarih boyunca değiştirdi. Ama bir teknolojinin kullanılabilir olması, her kullanımın “doğru” olduğu anlamına da gelmedi.
Dergâh Yayınları’nın adını sıradan bir yayınevinin adı gibi........
