Siyaset-üstü Müdahalenin Yarattığı Denge: 31 Mart

SİYASET

Çözülme, seçmenin siyaset-üstü müdahalesiyle, Ekrem İmamoğlu’nun odağında olacağı bir oluşum yönünde gerçekleşti. Gündelik hayatın doğrudan muhatabı belediyeler eliyle bu fırsatı politize etme, kitlesel bir desteği sürekli kılma olanağı var. Bir alternatif oluşturma imkânı bizzat belediyeler eliyle ana muhalefetin elinde…

ADEM YILMAZ 5 Nisan 2024

31 Mart, Türkiye’de kurumsal muhalefetin mustarip olduğu yapısal sorunların toplumsal muhalefet tarafından telafi edildiği bir seçim oldu.

Sandığa gitmeyen yaklaşık 6,5 milyon seçmen, CHP’nin önemli zaferinde, Özgür Özel’in deyimiyle, verilen kredinin asli sebebi… Bu kredinin verilmesinde ne anti-Erdoğancılık ne belediyecilik kampanyasının yetersizliği gibi etmenler başat rolü oynadı. Asıl etmen, politize edilemeyen ve ısrarla politik doğruculuk çerçevesinde hareket edildiği için göz ardı edilen sokağın durumuydu.

Sokak, seçmenin günlük yaşamı, Perspektif.online sayfalarında belirttiğim üzere, kurumsal muhalefetin yetersizliğine ve iktidarın kendisine yönelik artan ilgisizliğine sert bir yanıt verdi.

Bir Sokak Çığlığı Olarak 31 Mart

31 Mart’taki siyaset-üstü müdahale ile Kierkegaard’ın deyimiyle oluşum hâlindeki bir tarihsel durumun “açık niteliği” ile karşı karşıya kaldık. Seçmenin siyaset kurumuna yönelik total öfkesi, özellikle de iktidar seçmeni bağlamında bu açıklığı yaratan en önemli etken…

Ama bu tepki sanıldığı gibi anti-Erdoğancılık meselesinin bir ürünü değil. Ana muhalefetin kimi unsurlarının ya da artık gereksizleştikleri tescillenen kimi siyasi partilerin dilinden düşürmediği “Erdoğan rejimine” ya da “rekabetçi otoriter rejime” karşı bir infial de söz konusu değil.

Tepki bizatihi siyaset kurumunun iktidar ve muhalefet kanadını da içerecek şekilde........

© Perspektif