We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Madımak'tan Son Anda Kurtulan Şair Ve Yazar: Hidayet Karakuş

3 0 0
02.07.2022

Bir ilkokuldaki imza gününe katılır şair-yazar...

Bir öğrenci sıradadır, elinde “Ateş Mektupları” şiir kitabını imzalatacaktır.

Öğrenci şöyle anlatır o günü;

“Sıra bana gelmişti. Çekinerek kendisinin Sivas’ta olup olmadığını sordum o gün.

Ondan sonrası aklıma geldikçe gözlerim doluyor.

Beyaz saçlı adam elimi tuttu, ağlamaya başladı.

‘Sen Sivas’ı Madımak’ı biliyor musun?’ diye sordu ve devam etti;

‘Dumanı hep hissediyorum!’.

Beni sıradan çıkarttı,

imza günü boyunca yanında oturttu...”

***

O “beyaz saçlı adam”,

33 aydınımızın yakıldığı

29 yıl önceki Madımak katliamından kurtulan

şair yazar ve eğitim emekçisi Hidayet Karakuş’tur!

O “beyaz saçlı adam”, “Edebiyat vicdan kazandırır.

Bana kalsa bütün öğretimi,

eğitimi edebiyat üzerine kurarım” demiş Hidayet Karakuş’tur!

O “beyaz saçlı adam”,

“Her söylemini davranışına dönüştürebilen bir eğitimci ve edebiyatçı olarak örnek alınacak bir aydındır!..”

***

Cumhuriyet’te Selin Ongun imzasıyla yayımlanan röportajındandır şu satırlar;

“Otele ilk taş anımsadığım kadarıyla saat 14.10 sıralarında atıldı.

Önceden odaları boşaltıp merdivenlere, odaların önlerindeki boşluklara çıkmıştık.

Otel görevlisi iki gencin bize yardım etmek için sandalye bacaklarını, sehpa ayaklarını söküp elimize vermeleri;

Asım Bezirci’nin eline geçirdiği bir çıtayla kendini nasıl savunacağını gülerek anlatması; sıkıntıdan, umutsuzluktan nişanlısının saçlarını ören bir gencin yüzündeki tedirginlik.

Semahçı, tiyatrocu güzelim çocuklar.

Metin’in, Behçet’in,

Uğur Kaynar’ın merdivenlerde umarsız bekleyişleri.

Ali Balkız’la birlikte tavan arasına kadar çıkıp bir kurtuluş yolu arayışımız. Otelden çıktığımızda geçmek istediğimiz binanın pencerelerinde bizi bekleyip

‘Geldiğiniz yerden çıkın’ diyerek, bizi ateşe göndermeye çalışan, ağza alınmayacak sövgülerle insanlıktan çıkmış Aczmendiler.

Emniyet Müdürlüğü’ndeki televizyondan yaşadığımız dehşetin boyutunu öğrenişimiz...

Demirel’in, Çiller’in devlet adamına yakışmayacak sorumsuz demeçleri...”

***

Biraraya geldiğimizde duygularını paylaşır Hidayet Hocam;

“Katliamın travmasını ‘yazarak’ atlatmaya çalıştım.

Bilincimi bileyen de; ‘tarihsel olayları, toplumsal gerçekliği yazarak değerlendirmek’ olmuştur.

Olaylara tarihin penceresinden bakmaya, daha nesnel düşünmeye çalıştım.”

Karakuş’a göre;

“Sorun yalnızca Sivas’ın değil, ülkenin, dahası yüzyılların sorunudur. Bilimsel, lâik bir eğitim dünyada da, ülkemizde de........

© PencereTV


Get it on Google Play