Haftalık Borsa Yorumu – (7-11 Eylül 2026)
Yoğun gündemli piyasalarda dalgalı seyirle yön arayışı sürüyor.
Eylül ayı enflasyon ve büyüme verileriyle başladı. Türkiye’nin 2.çeyrek büyümesi beklentilerin altında kalırken piyasalar üzerindeki etkisi pek hissedilmedi. Ağırlıklı olarak ağustos enflasyonu takip edildi. Ağustos ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık 1,51, aylık %1,84 artarken beklentilerin “hafif” altında kaldı. Beklenti %1.90 şeklindeydi. Gıdada artış hızı yavaşladı, eğitim ve petrol fiyatlarına bağlı olarak ulaştırmadaki artışlar enflasyon rakamına en fazla katkı yapan ürünler oldu. Ağustos ile yaz ayları tamamlandı ve gıdadaki mevsimsellik etkisi oldukça çok zayıf kaldı. Gıdada yaz etkisinin azalacak olması ve okulların açılmasıyla eylüle enflasyon açısından daha sorunlu olacak gözü ile bakılıyor. Ayrıca ABD ile İran arasında sıcak savaşın tekrar başlamasıyla akaryakıt fiyatları yükseldi. Bu koşullar altında 10 Eylül TCMB toplantısı ve faiz kararı bekleniyor. Faiz indirimi için ağustos enflasyonunun çok iyi bir referans olduğunu söylemek zor. Diğer yandan ABD, Avrupa, İngiltere ve Japonya merkez bankalarından faiz artırımı beklentileri mevcut. Bunlar bir yana, geçen haftadan itibaren parasal sıkılaşma politikasında gevşeme söz konusu. Piyasada faiz konusunda bir görüş birliği yok. ABD’li yatırım bankası JPMorgan; Türkiye’de enflasyondaki ivme kaybı ve cari dengedeki iyileşmenin TCMB’nin eylül ayından itibaren faiz indirimlerine başlamak için alan sağladığı görüşünde. Ancak genel eğilim 10 Eylül’de politika faizinin % 37 seviyesinde sabit bırakılması, yıl sonu faiz beklentisinin ise % 35 olacağı yönünde. Bize göre ise haftalık repo ihalelerine başlanması, esnaf ve imalatçılar için açıklanan kredi paketleriyle parasal sıkılaşma........
