menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya Sertleşti, Türkiye Denge Aradı: 2025’in Ardından

9 0
29.12.2025

Zor bir coğrafyada, zor bir küresel denklem içinde denge kurma yılıydı. Şimdi 2025’i geride bırakmaya hazırlanırken; zihnimde kalan ilk duygu şu: Dünya bu yıl yalnızca hızlanmadı, aynı zamanda yüksek sesle konuşmaya başladı, sertleşti de… Gündem hiç susmadı, krizler birbirine eklendi, riskler üst üste bindi.

Savaşlar, seçimler, küresel kutuplaşma, enerji ve gıda güvenliği…

Bir yanda yapay zekâ üretkenliği artırırken, diğer yanda toplumlar hayatın ağırlığını taşımaya devam etti. Zygmunt Bauman’ın “akışkan dünya” tanımı, 2025’te neredeyse elle tutulur hale geldi: Her şey hareketliydi ama çok az şey güven vericiydi.

Rakamlar konuştu konuşmasına ama hisler çoğu zaman rakamlardan farklıydı.

2025’i farklı kılan unsurlardan biri de yalnızca jeopolitik değil; ahlaki fay hatlarının da görünür hale gelmesi oldu. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü yıkım, bu yıl dünya kamuoyunda daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir vicdani tepki yarattı. Hükümetlerin söylemlerinden bağımsız olarak, halklar sokakta, üniversitelerde, meydanlarda ses yükseltti.

Belki de ilk kez, Müslüman olmayan coğrafyalardan, Müslüman coğrafyalar için bu kadar güçlü ve açık bir itiraz yükseldi. Bu tepki yalnızca siyasi değil; insani ve ahlaki bir reddiyeydi. 2025, küresel kamuoyunun “olanı görmezden gelme” eşiğini aştığı bir yıl olarak da hafızalarımıza kazındı.

Böylesi bir küresel atmosferde, Türkiye’nin içinde bulunduğu jeopolitik kuşatma........

© Para Borsa