Enflasyon Raporu bekleneni vermedi

TCMB dün açıkladığı 2026’nın ikinci Enflasyon Raporunda beklentilerinde önemli yukarı revizyonlar yaptı ancak açıklanan son rakamlar da fazla iyimser görünüyor. “Olağanüstü jeopolitik gelişmeler nedeniyle varsayım setinde olağanüstü güncellemeler yapıldığını” belirterek enflasyon yıl sonu tahminleri 2026, 2027 ve 2028 sırasıyla , %9 ve %8’den; $,  ve %9’a çıkardı. İyimser görünmekle birlikte TCMB İran savaşı kaynaklı enerji şokunun enflasyon üzerinde kalıcı etkileri olacağını da kabul etmiş oldu.

TCMB’nin iki rapor arasındaki en dramatik değişimi enflasyon hedeflerinde görülüyor.

Gösterge            2026-I   2026-II

2026 Ara Hedefi                   $

2027 Ara Hedefi             %9        

2028 Ara Hedefi             %8        %9

2026 Tahmin Aralığı       -!           Kaldırıldı

2026 Nokta Tahmini      Yok        &

2027 Nokta Tahmini      Yok        

Daha da önemlisi “tahmin aralığı iletişimine ara verilmesi” oldukça sıra dışı bir adım. Çünkü bu durum oynaklığın aşırı yükseldiğini, öngörülebilirliğin azaldığını ve klasik tahmin çerçevesinin zayıflaması sonucunda. Jeopolitik ortamdaki belirsizlikleri nedeniyle tahmin aralığı verilemeyişi, sene sonlarına dair yapılan ara hedeflerin de tutmayacağının da öncen ilanı niteliğinde aslında.

Bu, merkez bankacılığı açısından oldukça sert bir iletişim değişimi. Banka’nın yeni tahminlerinin gerçekleşmenin altında kalacağının ilanı yanında hükümetten, değişen ekonomik koşullara göre bir ekonomik yol talebi yapmaması da hayal kırıklığının nedenleri.

Savaş, TCMB’nin hem söyleminde hem de politika yaklaşımında belirgin bir değişime yol açtı.

2026-I Enflasyon Raporu’nda hâkim olan “kontrollü dezenflasyon” anlatısı, 2026-II raporunda yerini daha savunmacı, risk odaklı ve arz şoklarını merkeze alan bir çerçeveye bıraktı. TCMB artık enflasyonu yalnızca iç talep, ücret ve kur gelişmeleri üzerinden okumak yerine enerji jeopolitiği, küresel lojistik maliyetleri, arz güvenliği ve savaş ekonomisinin etkilerini de merkeze koyuyor.

TCMB sunumunun ilk bölümü tamamen küresel ekonomi ve jeopolitik risklere ayrılmış durumda. Özellikle küresel tedarik zinciri baskısı ile jeopolitik risk endeksinin birlikte hareket ettiğini gösteriyor.

Raporda özellikle Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler, navlun maliyetleri, teslimat süreleri, sigorta primleri ve alternatif lojistik rota arayışları vurgulanırken TCMB burada aslında 2021-2022 dönemindeki küresel arz şoklarına benzer yeni bir enflasyon dalgası riski gördüğünü söylüyor.

Enerji fiyatları da raporun merkezinde. TCMB’ye göre enerji maliyetleri artık yalnızca akaryakıt fiyatlarını etkilemiyor. Elektrik, doğal gaz,........

© Para Analiz