We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Pudra şekerli Montrö

8 0 0
30.03.2021

“İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme” konusu, Türkiye’nin uluslararası hukuka yönelik içtihatı konusunda da bir milat oldu. Umarım, kadınlar olarak “kendimize çok fazla önem atfetmişiz: İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme süreci, başka uluslararası anlaşmalarla olası bağ kesme öncesi bir test sürüşünden ibaretmiş” demeyiz.

Türkiye’nin uluslararası anlaşmalarının güncellenmesi ve son olarak İstanbul Sözleşmesi’nde oluverdiği gibi bazı anlaşmalardan “çekilivermek” çeşitli kereler gündeme geldi gitti.

Lozan Antlaşması’na yönelik olan, bu konudaki en ciddi örneklerden biriydi: Yunanistan'a 65 yıl aradan sonra, 2017’de cumhurbaşkanlığı seviyesinde ilk resmi geziyi gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mevkidaşı Prokopis Pavlopulos ve dönemin başbakanı Aleksis Çipras ile görüşmelerine Lozan Anlaşması’nın “güncellenip güncellenemeyeceği” yönünde tartışmalar damgasını vurmuştu. Erdoğan'ın Lozan Anlaşması'nın güncellenmesi talebine Pavlopulos ve Çipras, “anlaşmanın yeniden yapılanmasının söz konusu olamayacağı” yanıtını vermişlerdi.

İstanbul Sözleşmesi vakası yaşandıktan hemen sonra Montrö Sözleşmesi’nin gündeme gelmesi de, ciddiye alınması gereken bir durum. Bu konu, aslında TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Habertürk TV’de Muharrem Sarıkaya ve Serap Belet’in sorularını yanıtlarken rastgele bir tartışma öğesi olarak ortaya attığı bir konuya benzemiyor. Hatırlatmak gerekirse Şentop, o programda, “Cumhurbaşkanı isterse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden de Montrö Sözleşmesi’nden de........

© P24


Get it on Google Play